Kaydet
a- | +A

''Korkulacak tek şey, korkmaktır'' demiş adamın biri. Ve ne kadar doğru, ne kadar güzel söylemiş!.. Gerçekten de, ben onca yıl, diş hekiminden korktum da ne geçti elime? Ne geçecek?.. Teker teker kaybettim dişlerimi. Ve hiç umulmadık, beklenmedik anlarda diş ağrısı... Düşünün bir yol... Bir tanıdığınızın düğününe gideceksiniz. Hazırlanmış, yola çıkmak üzeresiniz. O da ne? Bir ağrı, bir sızı... Haydi ağrı kesici!.. Şıp deyip kesmez ya o da. Ve düğünde ağzınızı bıçak açmıyor, suratınız asık... Ne düşünür dersiniz, düğün sahibi dostunuz? -Yarın, bir diş doktoruna gideyim mutlaka! Diye düşünüyorsunuz ama ağrı korkusundan üst üste aldığınız ilaçlar, sızıyı ve sancıyı uyutuyor ertesi gün. Ve tabii, dişiniz ağrımazken, ne diye gidecekmişsiniz ki diş hekimine? Zaten, dün geceyi de uykusuz geçirmişsiniz. Yorgun ve bitkinsiniz. Kim gider de oturur o koltuğa? Ayrıca, midenizde bir yanma mı var? Evet, evet... Olabilir!.. Dün gece, diş ağrısını geçirsin diye aldığınız ilaçların yan etkisi... Ee... Ne yapalım? İlaçlar böyle... Bir tarafı yaparken, bir tarafı yıkıyor. Benden size tavsiye: Benim çektiklerimi çekmek istemiyorsanız, diş hekimine gitmekten korkmayın. İlaçla yok etmeye çalışmayın ağrınızı. Benim gibi, kendinizi kandırmış olursunuz yalnızca. "-Zararın neresinden dönersem, kârdır!" Deyip ben de tedaviye yöneldim sonunda ama kârım çok az olacak ne yazık ki. Siz, nasıl yaparsınız, bilmem artık!

Bugün ne pişirelim: Kabak çorbası, kadınbudu köfte, domatesli makarna, tavuk göğsü