Sonbaharın ikinci ayı da bilmek üzere... Benzeye benzeye yaz geldiği gibi, benzeye benzeye de kış geliyor işte! Her geçen gün biraz daha soğuyor havalar. Güneşli günlerin miktarı azalıyor git gide. "Sabahları ve akşamları, soba-kalorifer yansın azıcık" demeye başladık. Yiyecekler, giyecekler de değişti, değişiyor. Tatlılar daha sık görünmeye başladı sofralarımızda. Tahin-pekmez yemeyi hiç düşünmezdik yaz boyunca. Portakal ve mandalina sormak da aklımıza gelmezdi. Ama arar olduk şimdi. Demek ki, bu tür besinlere ihtiyacı var artık vücudumuzun. "Soğuk" dedik,"soba-kalorifer" dedik, "tahin-pekmez", "portakal-mandalina" dedik... Bizler, sıcacık evlerimizde kışı biraz özlemle beklerken, "çadırlarda yaşayan insanlar"ımızı unuttuk mu ne!.. Yağmuru, rüzgârı, soğuğu yüreğinde duyanlar... Islak yorganlar altında tir tir titreyenler... Bizim burun kıvırdığımız her şeye ihtiyacı olanlar... Çoluk-çocuk perişanlığı oynayanlar... Gelin sevgili dostlar!.. Yalova''da, Gölcük''te, İzmit''te, Adapazarı''nda zor şartlar altında yaşayan kardeşlerimize uzatalım ellerimizi. Bir günümüzü, bir saatimizi ayırıverelim onlar için. Maddi, manevi desteğimizi esirgemeyelim onlardan. Her zamandan daha çok, şimdi ilgiye, sevgiye, ihtiyaçları var onların. Acıların paylaşıldığını görmeye ihtiyaçları var. Unutulmadıklarını, unutulmayacaklarını bilmeye ihtiyaçları var. Ve bizlerin vicdanı, onlar için birşeyler yapabildiğimiz sürece rahat olabilir ancak. "Az, çok" demeyelim. Az veren candan, çok veren maldan... Güler yüzle, candan verin siz, candan!..
Not: Her Cumartesi saat 12.30-13.30 arası TGRT ÖREN BAYAN GÜLER ERKAN SİZLERLE programında buluşalım. Birbirinden güzel çalışmalar yalnız bu programda...

