Aile dostumuz Hacer Hanım ve Fehmi Bey çifti, Bolu''ya gittiler geçen hafta. (Depremden bu yana, her hafta gittiler zaten...) Hacer Hanım Bolulu... Annesi, babası ve kardeşleri hep o bölgedeydi. Özellikle Düzce depreminden sonra, aklı fikri orada kaldı. Onlar orda perişanken, nasıl rahat olabilirdi o burada? -Bu kez ısrar edeceğim Güler Hanım, dedi, ne kadar direnseler de zorla alıp geleceğim annemleri. Ve dediğini yaptı. Annesi ve babasıyla döndüler bu kez. Bir gece Düzce''de kalmışlar. Kız kardeşinin çadırında. Diyor ki Fehmi Bey: * * * "Televizyonlar, çadırkentlerde yaşayan insanların sefaletini ne kadar anlatsalar, bunu bizim sıcacık evlerimizde anlamamız mümkün değil. Hiç değilse bir gece kalmak gerek o çadırlarda. Ne kadar örtünseniz, iliğinizde hissediyorsunuz soğuğu. Biz orada iken kar yoktu. Şimdi kar da var. Her şeyiniz olsa bile, tuvalet büyük sorun... Hele hele gece... Yağmurda, soğukta, rüzgârda, çadırdan çıkıp tuvalete gitmeyi göze alamıyor insan. Orada da sıraya girip kuyrukta bekleyeceksiniz dakikalarca. Hanımların ve çocukların işi iyice zor!.." * * * "Ben derim ki İstanbul''dan, Ankara''dan, Bursa''dan...Eskişehir''den, Afyon''dan, Kütahya''dan Konya''dan... Gücü kuvveti olan herkes, hiç değilse bir kez, bir hafta sonu, ne bulabilirse doldursun arabasına, gitsin bir deprem bölgesine. Rastgele bir çadıra gitsin. Yiyecek, içecek, giyecek... Kap kacak, battaniye, döşek... Ne gelirse aklınıza... Her şeye ihtiyaçları var onların. Suya, sabuna... Yağa, una, tuza... Oduna, kömüre... Bardağa, kahveye, beze... En çok da morale ihtiyaçları var tabii. Sözde değil, gerçekten unutulmadıklarını böyle anlayabilirler ancak." "-Depremden önce, meğer biz ne kadar rahat, ne kadar mutluymuşuz da farkında değilmişiz." Diyormuş Fehmi Bey''in bacanağı Kemal Bey. Ve devam ediyormuş: "-Dört duvar içinde, hiçbir lüksü olmayan, sobası yanan küçücük basit bir köy evinde yaşamanın ne büyük bir saadet olduğunu öğretti bu deprem ve bu çadır bana." Derim ki, Fehmi Bey''in ve Kemal Bey''in söylediklerini bir düşünelim iyice!..
Bugün ne pişirelim? Yayla çorba, salçalı biftek, patates püre, zeytinyağlı ıspanak

