Kaydet
a- | +A

Televizyon kanallarından bazılarında zevkle izlediğim, tadına doyamadığım söyleşilere rastlıyorum bazen. Gönül istiyor ki, sıkça olsun böyle programlar. Seyircinin beynine ve kalbine hitap etsin... Hem bilgi, hem zevk versin. Geçenlerde, yine tesadüfen rastladığım bir söyleşide değerli sanatçı Füsun Önal vardı. Sanatçılığı, tartışma götürmez kuşkusuz. Ya insan yanı!.. Bana sorarsanız, ondan da üstün!.. Hayvanlara olan sevgisini, öteden beri biliyordum; biliyordum da, bir daha duymak hoşuma gitti doğrusu. İyi eğitimin, okuldan önce, aileden geldiğine inananlardan o da. Benim gibi... Sevgiyi yalnızca insanî ilişkilerde değil, tüm doğada bulduğunu, her türlü bitkiyi, ağacı ve özellikle hayvanları severek var olduğunu, mutlu yaşadığını bilenlerden... Dört ayaklı canlılardan, hele hele kedi ve köpeklerden söz ederken, sevgiyle yoğrulmuş heyecanını tâ içimde duydum ben de. Doğaya insanlar gibi zarar vermediklerini anlatırken: -Çöpünü sokağa atan kedi ya da köpek gördünüz mü siz? -Hayali ihracatla çalıp çırpan var mıdır dört ayaklı canlılardan? -Lüks arabalara binip de içtiği sigaranın izmaritini ekin tarlasına ya da ormana atarak yangın çıkmasına sebep olan bir köpek gören var mı? Diye soruyordu haklı olarak. Bu konuda, söylediği her söze, A''dan Z''ye kadar katılıyorum sevgili Füsun Önal''ın... O''nu ve onun gibileri takdirle karşılıyorum. Çocuklarının ısrarına dayanamayıp evine kedi, köpek alanlar!.. Sonra bıkıp bunları sokaklara salanlar!.. Size de müthiş kızıyorum!.. Kızıyorum, zira o hayvanlar, sizin ve çocuklarınızın oyuncağı değil!.. Kendinize güvenemiyorsanız, rahatınıza kıyamayacaksanız, almayın onları lütfen! -Bu da bir şey mi Güler Hanım!.. Evladına bile bakmayan, göz göre göre onları bile sokaklara bırakanlara ne demeli?.. Diyorsunuz, haklı olarak. Var, var... Onlar da var... Çocuğunun boğazından bir yudum suyu geçmeyen "babayım!" diye övünen "iskele babaları"nı da biliyorum ben. Çiçeği sevmeyen, ağacı sevmeyen, yeşili sevmeyen, hayvanı sevmeyen, kendi çocuğu bile olsa, "insan"ı nasıl sever ki?

Bugün ne pişirelim İzmir köfte, erişte makarna, zeytinyağlı fasulye, salata