Kaydet
a- | +A

Bir 365 günü daha tepe tepe kullanarak eskitip çöplüğe atıverdik yine.

Tam bir yıl önce, "yeni yıl" idi o da. Ne güzel umutlar beslemiştik onun için. Mektupla, telefonla, tebrikle güzel güzel dilekler sunmuştuk birbirimize.

"Misafir, umduğunu değil, bulduğunu yer." der ya bir atasözümüz. Aynen onun gibi, gönlümüzden geçenleri bulamayınca, gözümüzün gördükleriyle yetinmek zorunda kaldık.

Doğrusu ya, ülkemiz ve halkımız için, hiç de güzel bir yıl olmadı 1999.

Ekonomik kriz, doruk noktasına ulaştı.

Turist gelmedi, ihracat geriledi...

Fabrikalar kapandı, üretim durdu.

Ticaret geriledi. Kimse yatırım yapmaz oldu.

İnsanlarımız işsiz ve aşsız kaldı.

Bu kötü gidişe bir çare bulamamışken henüz, 17 Ağustos''ta büyük bir depremle sarsıldı ülkemiz.

On binlerce cana mal oldu 45 saniye. Çoluk-çocuk, genç-yaşlı, kadın-erkek demeden... Ayrıca, on binlerce yaralı, binlerce sakat kalan...

Yıkılan evler ve işyerleri... Kullanılamaz hale gelen binalar... Hastaneler, okullar, fabrikalar...

Bir il, beş ilçe, on köy değil...

15 milyon insanımızın yaşadığı, kocaman bir bölge nerdeyse...

Yaralarımızı sarmaya çalışırken, arkasından Düzce-Bolu depremi...

Suçu kendimizde arayacağımıza, işin kolayına kaçıp "Allah''tan gelene boynumuz kıldan ince" deyip geçtik yine de.

Herkes, bir kez daha gördü ki şu gerçeği; Türk milleti büyük millet!

Bazılarının her fırsatta yerden yere vurduğu şu halk var ya, şu halk, gerçekten de önünde saygı ile eğilmemiz gereken bir halk!...

Kimseden bir emir almadan, tavsiye beklemeden bütün imkanlarını seferber etti:

Kazmasıyla, küreğiyle... Ekmeğiyle, susuyla... Koştu, gitti. Bir dilim ekmeğini bölüştü. İki ceketinden birini verdi.

Bu güzel halkla neler yapılmaz?... Ama onu sever, ona inanır, ona saygı gösterirsek!...

Üzmeden, kızmadan, aşağılamadan, güzel örnekler sunarsak ona.

İnanıyorum ki, gençler yapacak bu işi.

Yalnızca 2000''den değil, 2000''li yıllardan çok umutluyum ben.

Yeni yılın bütün okuyucularıma sağlık ve mutluluk getirmesini diliyorum. Yürekten...