Kaydet
a- | +A

23 Nisan''dı dün.Türkiye Büyük Millet Meclisi''nin ilk toplandığı gün... 620 yıldır hüküm süren devletimizin başkenti olan İstanbul işgal edilmiş... Padişah''ın da eli kolu bağlı, hükümetin de... Dört yıl süren bir dünya savaşından yenik çıkmışız. Elde yok, avuçta yok... Üretim durmuş... Ticaret hak getire!.. Her bölgede isyan... Her yerde halkı soyan çeteler... Kime inanacaksın, kime güveneceksin? Bir Mustafa Kemal, bir Rauf Orbay, bir Kâzım Karabekir çıkıyorlar öne de... Onların gayretiyle, bir meclis toplanıyor önce Ankara''da. Fevzi Çakmak da koşup geliyor hemen, İnönü de, Bayar da... Yalnız askerler mi? Hayır!.. Toprak ağaları da var aralarında, aşiret reisleri de... Çiftçi de var, esnaf da... Memur da var, müderris de, din adamı da... Yazar da var, şair de... Korku, yok hiçbirinde. Umutsuzluk, yok... Yılgınlık, yok... Aksine, güçlü bir inanç var ve çelik gibi bir irade hepsinde... Meclis Başkanı: "Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini/Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini" Derken, şair bir üyesi de şöyle haykırıyordu: "Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım/Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım" "Garb''ın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar/Benim îman dolu göğsüm gibi serhaddim var." İşte bu inanç ve bu îmandır bizi bugünlere getiren. Allah hepsinden razı olsun! Nitekim, üç gün önce, İngilizler''i kendi sahalarında eleyip geçmemizin temelinde de bu inanç yok mu? Maçtan sonra ne demiş Fatih Terim? "-İnandık, başardık!" Evet, ilk şart, inanmak... Dün de böyleydi bu, bugün de böyle...

Bugün ne pişirelim Bakla çorba, kabak dolma, havuç kızartma, salata