Kaydet
a- | +A

''Hiçbir şeyden çekmedi dünyada Nasırdan çektiği kadar

Hatta çirkin yaratılışından bile

O kadar müteessir değildi.''

Diye anlatır "Kitabe-i Seng-i Mezar" adlı şiirinde şair Orhan Veli, sıradan bir insan olan Süleyman Efendi''yi. (Bildiğiniz gibi, "Kitabe-i Seng-i Mezar", ''mezar taşı yazıtı'' demektir.)

Kimi nasırdan çeker bu dünyada, kimi de diş ağrısından...

Aynen benim gibi...

Kendimi bildim bileli, senede en az beş altı kez çekerim bu ağrıyı.

Onca diş hekimi varken, neden mi?

Korkudan...

Evet, gerçekten de diş hekimine gidemem bir türlü, korkudan...

Nedense, ödüm kopar, koltuğuna oturmaktan diş hekiminin.

Tir tir titrer dizlerim.

Dişlerimi kaybetmek pahasına ilaçlarla idare edip durdum yıllardır.

Geçenlerde yine tuttu meret. Hem de gece yarısı... İlaç aldım, geçmez... Dişinol koydum, hayır!..

Bir de apse yapmaz mı?

Ne gündüzüm gündüz, ne gecem gece!..

İşte bu yüzden gidemedim, Trakya Gazeteciler Cemiyeti''nin eşime vereceği ödül için, Edirne''de düzenlenen törene.

Ve o gün, bir dost aradı beni telefonla. Derdimi öğrenince, bir doktor adı verdi:

-Beşiktaş''ta... Dr. Ceyhun İslâmoğlu... Genç ama deneyimli... Ayrıca işinin ehli... Mesleğini de çok seviyor, hastasını da... Bugün git, yarın gel, diye de oyalamıyor. Çok memnun kalacaksın, mutlaka git!...

Diye iyice yüreklendirdi beni.

Canıma tak etmiş ki demek, kalkıp gittim. Kolayca buldum verilen adresi. Bekletmeden aldı hemen. Korkarak oturduğum koltuktan hemen kalkmak istedimse de Ceyhun Bey, sakin ve kendinden emin bir tavırla:

-Hayır, Güler Hanım, bu durumda gidemezsiniz. Mutlaka muayene edeceğim ama kesinlikle acıtmayacağım!

Deyip ikna etti beni. Rahatladım...

Karşılıklı konuşurken, unutup gittim korkuyu. O da gerekeni yaptı, bu arada. Aldığım onca antibiyotik ve ağrıkesici boşunaymış meğer.

Teşekkürler sevgili doktorum Ceyhun İslâmoğlu!