Ağzına söz yakışan insanlardan biri: "Sahip olduğunuz yeteneği kullanın. En iyi öten dışındaki kuşlar ötmeseydi, ormanlar çok sessiz olurdu" demiş.
Düşünürsek, güzel söz!..
Sahi, sahip olduğumuz yeteneklerden çoğunu ya hiç kullanmıyoruz ya da yeterince kullanmıyoruz, değil mi?
Fakat, beni sevindiren güzel örnekler de yok değil...
Alın size, sevgili okurumuz Özlem Kartal''dan gelen bir mektup:
"Türkiye Gazetesi okuyucusu olarak yazılarınızı daima okuyor, yaptığınız faydalı işleri takip ediyorum. Faaliyetlerinizi beğeniyor ve size hayranlık duyuyorum.
Evde oturup günlük işleri yaptıktan sonra, televizyon karşısına geçip miskin miskin oturmak yerine, birtakım güzel çalışmalar yapmak, tarif edilmez bir haz verir insana.
Ankara''da oturuyorduk, İstanbul''a taşınalı 7 yıl oldu. Bu süre içinde çeşitli kurslara katılarak, kendimi yetiştirmeye çalıştım.
Şu anda, folyo ve kumaş boyama çalışmaları yapıyorum.
Geçen yıl, müftülüğün açtığı "Kur''an Kursu"nda, hanımların kursa devamını sağlamak için folyo ve boyama nakış öğrettim. Bu hayırlı işimizin meyvelerini de yıl sonunda aldık. Bu yıl, yine orada, haftada iki gün gönüllü olarak çalışacağım.
Bu arada, sizin televizyondaki programlarınızı da ilgiyle takip ediyorum. Böylece, kurs dışındaki boş zamanımı da yeni işler ve yeni sanatlar öğrenmeye harcıyorum.
İnsanlara elimden geldiğince faydalı olmak, inanın ki, beni çok mutlu kılıyor."
Özlem Kartal, 45 yaşında bir ev hanımı...
çalışıyor, üretiyor... Öğreniyor, öğretiyor...
Özlem Hanım gibi, sürekli bir şeyler yaparak mutluluğu yakalayan bir okurum da Kdz. Ereğlisi''nden Nacet Akpınar..
Nacet Bey, bugüne kadar 25 defa kan bağışında bulunmuş ve 30 defa da "Kan Bağışı Kampanyası"na öncülük etmiş bir insan...
Ardahan''ın Hanak ilçesi Sulakçayır köyü doğumlu bu sevgili okurum, 33 yıl önce ayrıldığı memleketini unutmamış. Bu yıl, yıllık iznini, doğup büyüdüğü yörede kullanmış. Hanak Kaymakamı Muhittin Pamuk ve Dr. Arif Rızayev ile işbirliği yapıp bir kampanya da orada başlatmış.
Daha öncekileri gibi, bu kampanyayı da başarıyla sonuçlandıracağına inanıyorum ben Nacet Akpınar''ın.
Gördüğünüz gibi, mutlu olmak zor değil aslında.

