Kaydet
a- | +A

Ortaokul yıllarımdan beri çalışan, üreten, ekmek paramı alın terimle kazanan bir insan olduğumdan mıdır nedir, tembel ve uyuşuk insanları hiç sevmem!

İster kadın olsun, isterse erkek... İnsanın bir hedefi olmalı... O hedefe ulaşmak için, var gücüyle çaba göstermeli, diyorum ben.

Ve hayal kurmalı insan! Güzel hayaller olmalı elbette bunlar.

- Kuru kuru hayal kurup da ne olacak? Ulaşamadıktan sonra neye yarar?

Der bazıları.

Kim diyor, kuru kuru hayal kurun diye size?

Yapabileceğiniz, gerçekleştirebileceğiniz, ulaşabileceğiniz hayaller kurun!

İnanmadan, çalışmadan, çaba göstermeden, yalnızca istemekle, kim, neye sahip olabilmiş ki bugüne kadar?

Yüzü gülen, kafasını ve yüreğini pozitif enerjiyle doldurup alın teri akıtan her insan, başarılı olur mutlaka!

Düşünün... Sabah uyanmışsınız:

- Ağrım sızım yok... Sağlıklıyım... Ne güzel bir gün!..

Demenize fırsat kalmadan, çevrenizde bir sürü asık surat...

İster istemez etkilenir insan.

Neşe gibi, üzüntü de bulaşıcıdır çünkü.

Eh, bundan sonra, gelin de başarı bekleyin o günkü işinizden!

"Hayat, bir ayna... Siz ona nasıl bakarsanız, o da size öyle bakar." denir ya, doğru, dosdoğru bir söz bu hem de!

"Yarım bardak suyu görünce, neden yarısı boş, diye üzüleceğinize, ne güzel, yarısı dolu bu bardağın, diye sevinin." görüşünü savunanlardanım ben de.

Şükürler olsun ki, eşim de ben de kötümser ve asık suratlı insanlar değiliz. Ne büyük bir nimet bu!..

- Çok şükür, sağlıklıyız!

Diye sevinmek dururken, olur olmaz şeyleri bahane ederek, üzülmek niye?

İnsana gülmek yakışır. Gülebildiğimiz kadar, gülümseyebildiğimiz oranda insanız!