2000 yılına girmeden, ben de "anneanne"yim artık. Dolayısıyla eşim Hüseyin de "dede"... Dilerim, her anne ve babaya nasip olsun bu rütbe, bu makam!.. Daha 45-50 gün varken normal doğuma, erken geldi bu bebek. Bir ay öncesinden denedi ilk kez. Sonra bir daha, bir daha... Doktorlar engel olmak için erken doğuma, ellerinden geleni yaptılarsa da daha fazla geciktiremediler. Normalinde 3 kilogram olması gerekirken, ancak 2 kilo... Boy da 44 cm. ancak. İstanbul-Bahçelievler''deki Özel Ten Hastanesi, Amerikalılarla ortak olup "JFK İstanbul Hospital" olarak değiştirdi adını. Hastane değil, beş yıldızlı otel sanki. Nitekim, bir ay önce ilk gidişimizde, hastasını ziyarete gelen başhekime şöyle söylemişti kızım: - Oteliniz çok güzel, çok temiz! Doğumumu sizin otelinizde yapmak isterim! Şaka değil... Aynen böyle söyledi. Hastanede değil, oteldeymiş gibi sanki. İki kilo ve 44 cm. bebek, çok küçük göründü gözümüze. Doktor ve hemşireler itiraz ettiler: - Daha küçük bebeğimiz var bizim!... 28 haftalık, bir buçuk kilo ve 36 cm. Hayda!.. Ne oluyor bu bebeklere? Ne aceleniz var tatlılarım? Oturun, oturduğunuz yerde!.. Dünyaya erken geldiniz diye, madalya mı takacaklar sanıyorsunuz? Öyle biliyorsanız eğer, haber vereyim ki, aldanıyorsunuz. - Stres Güler Hanım, Stres!... Diyor doğum doktoru Çetin Tırak ve Opr. Dr. Ercan Köse.
- Erken doğumların % 90''ı aşırı stresten, baba adayları, anneler, babalar, kayınvalideler, kayınpederler, hiç değilse doğacak bebeği düşünerek hamile hanımlara karşı çok dikkatli olmalılar. Onları üzecek, kızdıracak, sinirlendirecek hiçbir söz söylememeliler, hiçbir davranışta bulunmamalılar. Hamile hanımlar, anne adayları!.. Başta kendinizi, sonra da doğacak çocuğunuzu düşünerek her şeye üzülmeyiverin siz de! Olan kime oluyor? Size ve çocuğunuza... Yazık değil mi?
Bugün ne pişirelim? Erzincan çorba, kurufasulye, pilav, üzüm hoşafı

