Geçen hafta sözünü ettiğim "Kadın Vizyon" dergisini okumaya devam ediyorum ben.
Sizin için çizdiğim satırları, bir kez de birlikte okuyalım istedim:
"Yağmurlu kış günlerini yaşarken, unutmayın ki, üşümemenin yolu, yüreğini sıcak tutmak... Geçen yıl, annemle birlikte kaldırdığımız hafif naftalin kokan kışlık kazaklarımı yavaş yavaş çıkartırken, yatağımdaki yumuşacık battaniyeme sarınırken, kaloriferlerin yanacağı günü hevesle beklerken, yaşadığımız hüzünlü mevsimin keyfini çıkararak onu kendimce sevimli ve sıcak bir hale getirmeye çalışıyorum. Ama itiraf etmeliyim ki, yine saatlerdir bilgisayar başındayım. (GÜLBENCE, Gülben Ergen)
Bir başka güzel hanım da "çocuk eğitimi"nin can alıcı noktasına parmak basıyor:
"Evde dayak yiyen çocuk, okulda ve sokakta mutlaka arkadaşlarını dövüyor. Onları hırpalıyor. Ayrıca bu çocuklar, bir şeyleri parçalamaya, yok etmeye yatkınlar. Etki, tepki meselesi... Parçalanan şeyler: Kitapları, defterleri, sıralar, duvarlar vs. Bunlar birer madde... Parçalanan maddeler, yerine konabiliyor. Ya moral değerler?.. Parçalanan moral değerleri tekrar yerine koymak mümkün mü? (Filiz Can Güler)
Anaokulu, kreş ve yuvalar için ne düşünüyorsunuz? Sizi bilmem tabii de, Tuba Zuhal Demir şöyle düşünüyor:
"Büyüklerimiz doğru söylemiş: "Ağaç yaşken eğilir." Çünkü hepimiz biliyoruz ki, çocuklarımıza küçük yaşlarda ne verirsek, onu alırız. Öyleyse, onların geleceğini, üniversite kapılarında değil de anaokulu, kreş ve yuvalarda alacağı eğitimle belirlemeliyiz."
Bana sorarsanız, bence de doğrusu bu!..
Gördüğünüz gibi, Kadın Vizyon, yalnızca bakılacak bir dergi değil, okunacak bir dergi de aynı zamanda.
Arzu ederseniz, abone de olabiliyorsunuz. Bu durumda, siz hiç aramıyor, sormuyorsunuz, Kadın Vizyon evinize geliyor her ay başında. (Tel: 0212 454 25 20)

