Haber saati geldiğinde, yüreğimiz titreyerek açıyoruz televizyonlarımızı. Bir yandan deprem, bir yandan ekonomik kriz... Cezaevlerinde isyanlar, şeytana tapanlar... Yangınlar, patlamalar, trafik kazaları... Güzel haberlere hasret kaldık aylardır... Ülkemizin üstündeki kara bulutlar gitsin istiyoruz artık. Umutla bakmak istiyoruz yarınlara. Gülmez oldu yüzlerimiz. Bir kor gibi düştü yüreğimize deprem. Kafamız allak bullak. Moraller bozuk... Bir türlü bitmek bilmiyor fısıltı gazetesi:
-Güler hanım, duydun mu? - Neyi? -Yarın gece deprem olacakmış... - Sende mi inandın? Boş ver bu yalanlara... - Herkes öyle söylüyor. Biz arabada yatacağız bu akşam. - Keşke bir bilen olsa depremin ne zaman olacağını. Başımıza taç yaparız onu. Yok ama öyle biri. Ne yazık ki yok! Bugünkü bilgilerimizle mümkün değil bu. Diyorum ama telefon eden dostumu ikna edemiyorum tabii. Tarih boyunca bilime, gerçeğe değil, aslı astarı olmayan rivayetlere inanmayı tercih etmiştir insanların pek çoğu. Bugün de öyle. Üniversiteler de açılıyor bu ara. Sınavı kazanıp bir yüksek okula girmeye hak kazanan gençlerimizi yürekten kutluyorum. İlk aylarda, birtakım sorunları olacaktır kuşkusuz. Üstesinden gelecekler ama... En önemlisi, barınacak bir yer... Ya bir öğrenci yurdu bulacaklar ya da kiralık bir ev... Kiralıksa evimiz, öğrenciye niçin verilmesinmiş? Olur mu hiç öyle şey? Güzel yarınlar için yetişiyor onlar. Bugün, karşılarına bir sürü engeller çıkardığımız o gençlerin, yarın, karşılarında elpençe divan durmayacağımızı kim söyleyebilir? Gençlerimizi sevelim, dostça yaklaşalım onlara.
Zarif bir yatak örtüsü Ören Bayan ağ ipliğiyle yapacağınız yatak örtüsünü, istediğiniz genişlikte uygulayın. Motif tekrarıyla yapın... Kenarına uç dantelini sonradan yapın.
BUGÜN NE PİŞİRELİM? Yayla çorba, kabak dolma, mücver, semizotu salatası

