Kaydet
a- | +A

7 Ağustos tarihli gazetemizin 9. sayfasında gülen genç ve güzel bir hanımın resmi vardı. "Kimdir?" diye merak edip okudum resim altı yazısını. Diyordu ki: "Geçirdiği talihsiz kazadan sonra, elleri ve ayakları tutmayan Sibel Kula: "Yaşadığım büyük acılara ve çektiğim sıkıntılara rağmen, ümidimi hiç kaybetmedim. Yaşama sevincimden hiç vazgeçmedim." diyor." Bunun üzerine "Sibel''in Zaferi" başlıklı haberin bütününü okumaya başladım: "KUŞADASI -Geçirdiği trafik kazası sonucu, elleri ve ayakları tutmayarak 8 yıl boyunca yatağa mahkum olan 32 yaşındaki Sibel Kula, yaşama sevincini kaybetmeyen bir insanın neler başarabileceğini bir kez daha ispatladı." "Kuşadası Atatürk Anıtı önünde yerli ve yabancı turistlerin büyük ilgiyle izlediği bir konser veren Kula, kendi eserlerinden oluşan yaklaşık 30 parçayı seslendirdi. Konser sonrası, şiir kitabı ve kasetini imzalayan genç kız, ikinci ameliyat için gerekli olan 55 milyar lirayı toplamaya çalıştığını söyledi." "Dokuz Eylül Üniversitesi Manisa Spor Akademisi Beden Eğitimi Bölümü 3. sınıf öğrencisi iken 1989''da geçirdiği trafik kazası sonucu yatağa bağlı kalan Kula, 8 yıl boyunca ümidini hiç kaybetmedi." "Yataktan kurtulmak için çaba sarfettiğini söyleyen Kula, tutmayan elleriyle resim yapmaya başladığını, hissettiği ve yaşadığı duyguları şiirlere döktüğünü kaydetti. Yaşama sevincini diri tutmaya çalıştığını anlatan Kula, şöyle devam etti: "- Önce şiirlerimi kitap haline getirdim. Sonrasında bu şiirlerimin bazılarını besteleyerek kaset hazırladım. Tüm bunları, yaşama olan bağlılığım sayesinde gerçekleştirdim. 8 yıl yatağa bağlı kaldıktan sonra, Londra''da bir ameliyat geçirdim ve tekerlekli sandalye kullanacak duruma geldim. Yeni bir ameliyat için, çalışmalarımı sürdürüyorum. Bir gün, yeniden yürüyeceğime inanıyorum." Haberi okuduktan sonra, bir daha baktım fotoğrafa da: - Bu güzel kız, dediklerini mutlaka başaracak bir gün! Ben de inanıyorum buna... Dedim kendi kendime. Böyle bir durumda bile gülmesini becerebilen ve inancını kaybetmeyen bir insan, yüzde yüz inanırım ki, her şeyi başarır! Bir de eli ayağı tutan birçok insanın, taşı sıksa suyunu çıkaracak birçok delikanlı ve genç kızın: - Ne olur, bana yardım edin!.. Diye mektup yazdığını, telefon ettiğini, el açtığını düşündüm de... Sibel''in zaferi örnek olmalı herkese!

Alp''in başına gelenler Emniyet Teşkilatı''nın kuruluşunun 155. yılı dolayısiyle Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü, çocuklarımıza trafik güvenliği konusunda yeterli bilgi ve beceri kazandırmak amacıyla "Alp''in Başına Gelenler" adıyla bir hikâye kitâbı yayımlayarak Elazığ''daki bütün anokulu ve ilköğretim okulları 1. sınıf öğrencilerine dağıtmış. Emniyet Müdürü Feyzullah Arslan''ın nazik mektubu eşliğinde bana da bir örnek gönderilmiş bu güzel kitaptan. Asuman Baybaş''ın yazıp Şenol Soydan''ın resimlediği büyük boy 20 sayfalık bu kitap, çocuklarımızın "Polis Amca"larını daha iyi tanıyıp sevmelerini de amaçlıyor. İyi düşünülmüş, güzel bir çalışma... Md. Yard. Ahmet Kocabal, Eğit. Şb. Md. V. Hasan Kirezçik, Elazığ Polis Spor Gücü Derneği ve emeği geçen herkesi yürekten kutlarım!

Bugün ne pişirelim Yayla çorba, sebzeli güveç, bulgur pilavı, salata.