Bazen çocukluğumu düşünüyorum. Acaba ben de 5-10 yaşlarındayken şimdiki çocuklar gibi miydim? Onlar gibi akıllıca, mantıklı cevaplar verir miydim sorulan sorulara?
Çok cici, çok tatlı bir yeğenim var. Dilay... 5 yaşında. Bir güzel şiir okuyor, fıkralar anlatıyor, şarkılar söylüyor ki!.. Nasrettin Hoca fıkralarına da bayılıyor. En az üç beş tanesini biliyor. Anlattığımız fıkralardaki esprileri öyle güzel algılıyor ki, bayılıyorum ona... O yaşlardayken, bilir miydim Nasrettin Hocayı? Anlatır mıydı annem, babam fıkralarını?.. Anlatsalar da anlayabilir miydim espriyi?.. Bilemem...
Gerçi Erdek''teki Hürmüz Teyzem (teyzeannem) "Güler, çocukluğunda da çok akıllıydın sen" diyor. Diyor da, bugünün çocukları kadar olduğunu sanmıyorum hiç.
Geçenlerde, yaşları 10-15 arasındaki cici kızlarımızla birlikteydim. Aman yarabbi, o ne güzel çocuklar ne akıllı evlatlar!.. Dostça sohbet ettik. Konuşma sırasında büyüklerden isteklerini söylediler. Birazcık da bizleri eleştirdiler. Birisi kalktı.
- Bazı yerde "sen küçüksün daha" diyen annem, babam, bazen de: "Hadi bakalım, sen büyüdün artık, şu işi yapıver" diyor. Doğrusu ya anlayamıyorum. Ben büyük müyüm yoksa küçük mü?
Bir diğeri ise; - Arkadaşın Ayşe de senin yaşında... Bir onun notlarına bak, bir de kendinin... O senden daha çalışkan, diyor annem. Oysa bir derste o çalışkan ise diğerinde de ben başarılıyım ama bunu görmüyor büyüklerim nedense...
Daha neler neler!.. Hayran oldum, bayıldım çocuklara... Korkmuyorum gelecekten. Böyle güzel gelen bir nesil olduktan sonra, sırtı yere gelmez ülkemizin.
Yeter ki biz onları anlayalım. Onların bizlerden çok çok ötede olduğunu görelim. Başarılarını övelim, başarısızlıklarının nedenini elbirliğiyle, ailecek çözelim.
Yarınlar, böylesi güzel çocuklarımızın. O güzel yavrularımızın!... Dolayısıyla, şarkısında söylediği gibi Ali Rıza Binboğa''nın, "yarınlar bizim!"
Evet, evet... Yarınlar bizim!... Şans kime gülecek bakalım!..
Geçen hafta Ören Bayan''ın 31 Mayıs''taki çekilişini duyurmuştum. Gelen telefonlarda; - Güler hanım, iyi güzel de, 4 katlı gümüş bantlı dantel ipliğinin bantlarını nereye göndereceğiz? Posta adresi nedir?
Diye sordunuz. Haklısınız. Bazen insan unutuveriyor, kusura bakmayın sakın. Vakit geçmiş değil... Adres aşağıda... Yapacağınız tek şey, 4 katlı gümüş bantlı dantel ipliğinin 4 adet bantını, 31 Mayıs''a kadar bir zarfa koyup göndermek... Haydi, bol şanslar!..

