Kaydet
a- | +A

Dün, Galatasaray''ın final maçından söz etmiştim ya bu köşede, yeterli saymadı bunu yüreğim. -Ne yani Güler Hanım, her gün bunu mu konuşacağız? Bir maçtı o nihayet... Oldu, bitti... Herkes işine baksın artık!..

Diyorsunuz, öyle mi? Haksız da değilsiniz hani. Ben de sizin gibi düşünürüm aslında. Ancak, bu güzel sonuçtan, çok dersler var alınacak. -Ne gibi? Diye soruyorsanız, söyleyeyim: Yalnız futbolda değil, her alanda, milletimizin yüzünü ağartacak insanlara ihtiyacımız var bizim! İsteyince ve azimle çalışınca, her işi başarabileceğimizi kanıtladığı için, çok önemli bir insan bence Fatih Terim. Uzaklara gitmeye gerek yok. Sözgelişi, üç yıl önce: -UEFA Kupasını bir Türk takımı kazanacak 2000 yılında. Deme cesaretini kim bulabilirdi kendinde? -Kafayı mı yemiş bu adam? O kupayı alabilmek için Alman, Fransız, İngiliz, İspanyol ve dahi İtalyan takımlarını yenmek gerekir. Hangi takımımız yapabilir bu işi?.. Diye topa tutardık çünkü onu. Her ay milyonlar ödeyerek el üstünde tutup baş köşelere oturttuğumuz "yabancı hoca"lar değil, daha düne kadar her hareketini eleştirip yerden yere çaldığımız Adanalı bir "Türk hoca" başardı bunu. Nasıl mı? Önce, başaracağına inanarak, sonra da çevresindekileri inandırarak... Ve yılmadan çalışarak... 19 Mayıs''ta Samsun''a çıkan Mustafa Kemal''in de tek gücü buydu. Sırrını şöyle formüle etmişti sonradan: "Zafer, zafer benimdir diyenin, muvaffakiyet, muvaffak olacağım diye işe başlayanın ve muvaffak oldum diyebilenindir." Bir Fatih Terim, bir Faruk Süren, bir Galatasaray yetmez bize. Her alanda Terimler''e, Sürenler''e ve Galatasaray gibi takım ruhuyla çalışan inançlı insanlara ihtiyacımız var bizim!

İlginç bir sergi 24 Mayıs Çarşamba (yarın) saat 14.00''te, Burhaniye Kültür ve Sanat Derneği''nin el sanatları sergisi açılıyor. Görmenizde yarar var.

Bugün ne pişirelim ? Bakla çorbası, taskebabı, bulgur pilavı, salata.