Kaydet
a- | +A

Kadınlar da çalışsın, kadınlarda çalışsın!.. Çalışsınlar tabii... Kim diyor ki çalışmasın? Kadın, erkek, her insanın hem hakkıdır çalışmak, hem de görevi... Ancak... Evet, ancak deyip biraz duralım burada. Erkek çalışıyor, kadın ev hanımıysa, sabah, eşinden önce kalkıp kahvaltıyı hazırlayacak tabii. İşe uğurladıktan sonra kocasını, temizlik yapacak, çamaşır yıkayacak, ütü yapacak... Çarşıya pazara çıkacak, akşama yemek pişirecek. Sofrayı kuracak, servis yapacak... Sofrayı kaldıracak, bulaşık yıkayacak. Çay demleyecek, kahve pişirecek... Kimsenin bir şey dediği yok buna. Normali bu... Pekiyi... Kadın da bir işte çalışıyorsa dışarıda?... O zaman kim yapacak bu işleri? - Ne demek Güler Hanım? Erkek olarak biz mi yemek pişirelim, biz mi bulaşık yıkayalım yani? Çamaşır da kadın işi, ütü de... Bize yakışmaz bunlar! Diye itiraz mı ediyor hemen sevgili beyler? Ön yargıları, peşin hükümleri bir yana bırakarak düşünelim şimdi. Kadın da erkek de dışarda çalışıyorsa, evdeki işlerin ortaklaşa yapılması gerekmez mi? Bütün işleri kadının üzerine yıkmak, adaletle bağdaşır mı? Sizin vicdanınız kabul eder mi bunu? Zararı yok, yemeği kadın pişirsin de erkek de salata yapsa, sofrayı kursa, kıyamet mi kopar? Tamam, siz akşama kadar çalıştınız, yoruldunuz da, eşiniz çalışmadı mı, yorulmadı mı? Sizin canınız can da, onunki patlıcan mı? Ceketinizi, montunuzu, gömleğinizi neden oraya buraya atıyorsunuz? Onları kim toplayacak? - Neden bu ev dağınık? Aradığım hiçbir şeyi bulamıyorum! Diye şikayet etmeye hakkınız var mı böyle yaparsanız? Rahatına düşkün delikanlılara bir tavsiyem var: Çalışan bir hanımla evlenmeyiniz sakın!... Kazara evlenmişseniz, ne mi yapacaksınız? Hayatı paylaşın... İşleri paylaşın... Sorumlulukları paylaşın... Zahmetleri paylaşın... Mutlu olmak istiyorsanız tabii!..

Bugün ne pişirelim? Ezogelin çorba,

tas kebabı, iç pilav, cacık, revani