Kaydet
a- | +A

"O sezon bu sezon" mu?

Fenerbahçeliler büyük bir umutla şampiyon olmayı bekliyor ama borç dağları aşmış.

Tablo, iç açıcı değil.

Duyumum ok ki... Profesyonel bir ekip geceli gündüzlü çalışıyor. Transferler; gelenler, gidenler özetle tüm yatırımlar envanter bazında tek tek analiz ediliyor.

Başkan Aziz Yıldırım'ın görevi devrettiğindeki mali durumla bugünkü tablo arasında uçurumlar var.

Sekiz yıl önce kulüpte 600 personel varken şimdi bu sayı 1600'e çıkmış.

Bu genişlemenin amacı, faydası, verimliliği ve kaliteye katkıları masaya yatırılmış. Kârlılığı araştırılıyor.

Kulübü büyütecek, Fenerbahçe'yi yükten kurtaracak, elini rahatlatacak sürdürülebilir gelişim projeleri, varlık ve insan kaynakları fayda noktasında bir muhasebeci titizliğinde tek tek analiz ediliyor.

Aziz Başkan iddialı, şartlar ne olursa olsun; ''Bu sezon şampiyon olmak mecburiyetindeyiz!'' diyor, ''Bir an bile duramayız'' diye direktifler veriyor, çalışma arkadaşlarına... '

'Yük ağır, büyük Fenerbahçe'yi daha da büyütmek için hepimiz bu yükün altına sadece elimizi değil ruhumuzu bedenimizi, bütün varlığımızı koymalıyız! Başka şansımız yok.''

Başka şansımız yok

Taviz yok! Tespit var. Hem de birinci elden!

Aziz Başkan tesisleri tek tek dolaşıyor, bilgiler alıyor, tespitler yapıyor ve iç açıcı bulmadığı durumu yakın çevresine ''Ben nasıl bir Fenerbahçe bıraktım ve ne buldum'' diye sitemkâr bir ifadeyle anlatırken dile getiriyor “Her şey düzelecek, bir an önce!”

Gerilim yüksek

Laf aramızda... Başkanı çok gergin bulanlar var.

Camia teknik direktör olarak Aykut Kocaman'ı beklerken İsmail Kartal'ın tercih edilmesini camiada ''Daha önce üç defa geldi de şampiyon mu yaptı Fenerbahçe'yi?'' diye eleştirenler var.

Emre Kartal tartışma konusu

Hatta İsmail Hoca'nın oğlu Emre'yi yardımcı olarak seçmesini içine sindiremeyenler var.

Katılmıyorum, bu eleştirilere... Emre Kartal, geçmişte futbol oynamış, BESYO mezunu, akademik ve analitik düşünen biri, futbolu, antreman metadolojisini gayet iyi bilir. İngilizcesi de iyi, uluslararası futbol literatüre yakından takip ediyor. Ayrıca çocukluğundan beri futbolun içindeki biri. Daha önce Ali Koç başkanın döneminde de Fenerbahçe’de görev yapmış, liyakatli biri. Neden karşılar Emre Kartal'a anlayabilmiş değilim. Kaldıki dünya futbolunda baba - oğul birlikte çalışan o kadar örnek varken, bu “İstemezük” niye? Ayrıca Tedesco'nun scoutcu kardeşi Fenerbahçe'de antrenör olarak çalışmadı mı, çalıştı! Fenerbahçeliliği tartışılmayan Emre'yi neden yakıştıramıyorlar bu göreve?
Geçelim.

Oğuz Çetin de hedefte

Bir eleştiri de Oğuz Çetin'e... Neymiş, TFF Gelişim Direktörü iken beraber çalıştığı Fizyoterapisti&Diyetisyen Aslı Aksel'i Fenerbahçe'ye getirmiş...

Bit yeniği aranıyor… Beyler, herkes inadığı kişilerle çalışır.

Yol yakınken

Lafın özeti şu; Başkan Aziz Yıldırım'ın ''Birlik olmamız lazım'' çağrısının aksine camiadan yükselen bu homurtular ''Olur böyle şeyler'' diyerek geçiştirilemez geçiştirilmememeli.

Aksine dedikodu kaynağında kurutulmazsa ilk puan kaybında bu homurtular baş edilemez problemleri beraberinde getirir.

Benden söylemesi. Unutulmamalı ki; büyük yangınlar küçük bir kıvılcımla başlar!

Birliktelik şart

Uzatmayalım, Aziz Başkan bunların ne kadarını biliyor, bilemiyorum ama onu iyi tanıyan biri olarak ne kadar iddialı olduğundan ve ne istediğinden adım kadar eminim.

Çünkü Başkan katıldığı her ortamda ''Toparlanın! Bu sezon o sezon!'' diye sarı - lacivertli camiaya sesleniyor ve ''Fenerbahçe'nin bu sezon şampiyon olma mecburiyeti var. Şampiyon olamazsak Fenerbahçe'yi çok büyük tehlikeler bekliyor." diye dikkat çekiyor.

O tehlikeler ve riskler ne olabilir?

''Ben ayrılalı 8 sene oldu, Fenerbahçe başarılı olamıyor. 99 puan aldık diyorlar, şampiyon oldunuz mu? Tam 9 defa ikinci olmuşuz. İyi mi? Hayır. Şampiyon olmadıktan sonra iyi değil.''

Başkan, 'Biz bu camiayı küçültmek için her şeyi yapıyoruz, tam tersine bu camiayı büyüteceğiz, büyütmeliyiz.'' diyor.
Vizyon, hedef, iddia büyük ama yol bir o kadar çok çetin!

Rekabet dağ gibi

Şampiyon Galatasaray, İcardi dışında kadrosunda büyük erezyon yaşamadan hatta gidenin yerine iki önemli takviye yaparak daha da güçlenmişken, Trabzonspor muazzam bir takım mühendisliğiyle yeni sezona ''şampiyonluk'' parolasıyla girerken, başkan Serdal Adalı yönetimindeki Beşiktaş üzerindeki ölü toprağını atıp, ''Bu yarışta biz de varız'' diye hedefi büyütmüşken bu dağ gibi rekabet ortamında Aziz

Başkanın hayalini gerçekleştirmesi kolay mı?

Doğrusu; Başkanın işi çok zor hatta imkansız gibi ama değerli olan ''İmkansızı başarmak'' değil mi?

Şimdi Aziz Başkan ve ekibi futbolun bütün paydaşlarında A'dan Z'ye ''İmkansızı başaracak'' bir yapılanma için bütün gücünü seferber ediyor.

Bakalım, görelim ne olacak?

Öncelikle Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi serüvenindeki 2. Eleme Turu'nda Polonya temsilcisi Gornik Zabrze ile 21 Temmuz'da Kadıköy ve 28 Temmuz'da deplasmanda oynanacağı maçlar ne olacak?