Kaydet
a- | +A

Yıl, 2015…
Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nde konuşmacı olarak bir spor paneline katılmıştım. MAKÜ Spor Bilimleri Fakültesi ile bağlantılı akademisyen ve spor alanındaki etkinlikteki diğer konuşmacılar, Ogün Altıparmak ve Can Çobanoğlu gibi önemli isimler, panelde spor kültürü, futbol tarihi, etik değerler ve genç sporculara ilham verme amacıyla; Sporun sadece fiziksel değil, kültürel ve sosyal yönlerini vurgulayan çok değerli konuşmalar yapmışlardı. Panel, sporun akademik yönü, gençlerin sporla buluşması ve üniversite spor kültürü üzerine değerli görüşler ihtiva ediyordu.

Ogün Altıparmak
Başlık ResmiOgün Altıparmak

Ne yazık ki kendisi 2 Şubat 2025’te 86 yaşında kaybettiğimiz Fenerbahçe’nin efsane futbolcularından, milli takımda forma giymiş, TFF ve Fenerbahçe’de yönetici olarak Türk futbol tarihine damga vurmuş büyüğümüz Altıparmak, Türk futbolunun geçmişine ışık tutan tecrübeleri, futbolculuk kariyeri ve sporun gençler için öneminden uzun uzun bahsetmişti. Paneldeki bu konuşması, onun spor camiasına bıraktığı miras açısından oldukça anlamlıydı.

Türk futbolunda menajer, spor yorumcusu ve voleybol geçmişiyle tanınan Çobanoğlu, saha içi ve medya deneyimleri, sporun farklı yönlerini, yönetim anlamında futbolun gelişimi, milli takımlar yapılanması, Dünya Kupası gibi büyük organizasyonlara hazırlık, sporcu yetiştirme ve gençlere yönelik tavsiyeleriyle bugün dahi çok faydalı olacağına inandığım son derece değerli sunumu ile panele büyük katkı sağlamıştı.

Can Çobanoğlu
Başlık ResmiCan Çobanoğlu

MAKÜ’nün spor etkinlikleri ve panellerinin üniversite öğrencileri için hem akademik hem de kültürel açıdan bu önemli buluşmada şahsıma düşen görev ise sporun etik değerleri; dürüstlük, adaler ve şeffaflık noktasında akademik açıdan sporun bilimsel ve eğitimsel boyutunu ele almak ve 3 Temmuz perspektifinden spor medyasının sporumuza katkısını tanımlamaktı.


ŞİKE... BAHİS VE DOPİNG


Bu, Uluslararası Atletizm Federasyonu’nun (IAAF), milli atletimiz Nevin Yanıt'ın 28 Haziran 2012'den beri elde ettiği 2012 Avrupa şampiyonluğunun yanı sıra, Olimpiyat finalindeki Türkiye rekoru, beşincilik ve 2013'te Göteborg'da kazandığı 60 metre engelli salon Avrupa altını ile Londra'daki 12.58'lik Türkiye rekorunun sıfırlanarak iki altın madalyasının elinden alındığı bir dönemdi.

Dahası, UEFA'nın "Fair Play'e Saygı" sıralamasında ilk 3'te yer alan Hollanda, İngiltere ve İrlanda Cumhuriyeti, UEFA Avrupa Ligi'nde birer fazla takımla temsil hakkı tanıdığı dönemde Türkiye, değerlendirmeye alınan 48 ülke içinde ancak 42. sırada yer alabilmişti.

Nevin Yanıt
Başlık ResmiNevin Yanıt

Böyle bir dönemi pas geçen Türk Spor Medyası’nın spora katkısı nasıl anlatılabilirdi? Doğrusu; o ana kadar hazırladığım bütün bilgi ve belgeleri kenar atmış ve ‘’Burası bilim yuvası, burada her şeyin dosdoğru konuşmamız gerekir’’ diyerek ‘’Hanım efendiler, beyefendiler, değerli öğrenci arkadaşlarım, kıymetli hocalarım’’ selamlamasından sonra doğaçlama şu noktalara dikkat çekmiştim:

‘’İKİ GÜNDÜR, TÜRK FUTBOLUNUN MEDYA İLE İLİŞKİLERİ ENİNE BOYUNA KONUŞULDU, BU SALONDA… ‘BURADAN NE BAŞLIK ÇIKAR?’, DİYE DİKKAT ETTİM, VARDIĞIM SONUÇ bağışlayın beni ama ‘KOCAMAN BİR HİÇ!’ TIPKI; 5 YILDIR BİTİREMEDİĞİMİZ MALUM TARTIŞMA GİBİ…

“ŞİKE VAR MI, YOK MU? VARSA GEREĞİ NİÇİN YAPILMADI?

YOKSA BUNCA KİRLİĞİN ZİHİNLERDE YOL AÇTIĞI TRAVMANIN BEDELİNİ KİM, NE ZAMAN VE NASIL ÖDEYECEK?

YARGISIZ İNFAZ YOLU İLE YERDEN YERE VURULAN MASUM İNSANLARIN YERLE BİR EDİLEN ONURU NE OLACAK?

DAHASI BU TÜR BİR PROBLEMİĞİN BİR DAHA YAŞANMAMASI İÇİN SİSTEMDE NE TÜR BİR YÖNETİM VE DENETİM MODELİ ORTAYA KONULACAK?

SPOR MEDYASI OLARAK BUNLARI HİÇ KONUŞAMADIK, TARTIŞAMADIK, OLGUNLAŞTIRAMADIK. GEÇELİM, DEDİK GEÇTİK.

AMACIM ASLA 2011 SÜRECİNE DİKKAT ÇEKMEK DEĞİL, ÖYLE OLSAYDI,

“YILDIRIM NE ZAMAN KONUŞACAK?” DİYE ‘KOCAMAN BİR MANŞET’ ATARDIM

HANGİ YILDIRIM DEMEYİN BANA, GERÇEKLERİ HANGİSİ ANLATIRSA ANLATSIN, BÜYÜK OLAY OLURDU.

Her şeyin hızla yenilendiği; haberin saliseler içinde değiştiği dünyamızda en kıymetli şey sadakattir. Biz, “50 yıldır bir yastığa baş koyduk” diyen ninelerin, dedelerin dizinin dibinde büyüdük…

Bugün böyle çiftlerin sayısı bir elin parmağını geçmez oldu ama tuttuğu takımı 50, 60, hatta 70 yıldır değiştirmeyen insanlara o kadar çok rastlarız ki, çevremizde…

İŞTE SİHİR BURADA…

Demek ki; en sadık toplum; TARAFTAR!
ancak; SEVDA GÖZÜ KÖR EDER!

Sevdalısı olduğumuz oyunun yanlışlarını göremeyiz, görmek istemdik, görsek de inanmadık, inanamadık, RENK KÖRÜ olup, tuttuğunuz takıma toz kondurmamak adına ‘’mutlaka kendince haklı bir gerekçesi var’’ diye, masum hikayeler yazdık.

İşte kör nokta burası…

Naçizane 38 yıllık meslek hayatımda 27 yıldır aynı gazetede yazmaya devam eden sadakat timsali biri olarak söylüyorum bunları.

BİZİM SPOR MEDYASININ GÖREMEDİĞİ GERÇEĞİ, BEŞİKTAŞLI NECİP ORTAYA KOYDU:
MUHAMMED’İ MEDYA SOLDURDU DİYE…

KAPTAN HAKLI, MEDYANIN BARCELONA’YA, ARSENAL’A GÖNDERDİĞİ MUHAMMED büyük yeteneğine rağmen KENDİ TAKIMINDA BİLE OYNAYAMIYOR, NEDEN?
Ham meyveyi kopardılar, dalından.

YAZIK DEĞİL Mİ, BU ÇOCUĞA…
YAZIK DEĞİL Mİ, DEĞERLERİ GONCA GÜL İKEN SOLDURAN ÜLKE FUTBOLUNA...
YAZIK DEĞİL Mİ, BEŞİKTAŞ’A…
Konuşacak çok şey var ama arif olan azdan çok şey çıkarır, düşüncesiyle şimdi susma vakti.
Özet mi?
Diyeceğim o ki; medya toplumun aynasıdır.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum.’’
Yıl, 2026.
Ne değişti, dersiniz?

Hasan Sarıçiçek'in önceki yazıları...

ÖNE ÇIKANLAR