Eş seçerken geçici hevesleri, dış görünüşü, serveti esas almak yerine üç temel vasfa dikkat etmelidir: Dindarlık, güzel mizaç ve sağlık...
Evlilik, yalnızca iki insanın aynı evde yaşamaya başlaması değildir. Dünya ve âhiret saadetini ilgilendiren uzun bir hayat ortaklığıdır. Bu sebeple eş seçerken geçici hevesleri, dış görünüşü, serveti veya toplumdaki mevkii esas almak yerine şu üç temel vasfa çok dikkat etmelidir:
Dindarlık, güzel mizaç ve sağlık...
İlk ölçü, dinine bağlı olmaktır... Dindarlık yalnızca sözle ifade edilen bir özellik değildir. Ehl-i sünnet itikadında olmak, beş vakit namazı kılmak, günahlardan kaçınmak ve iyi huylu olmakla anlaşılır.
Dindarlık geri planda bırakılırsa ailede huzur olmaz. Güzellik, zenginlik ve şöhret zamanla kaybolabilir; fakat sağlam iman ve güzel ahlak, evlilik binasının temelini kuvvetlendirir.
Bu sebeple hem erkek hem de kadın, eş seçiminde önce dini gözetmelidir.
İkinci ölçü, mizaç ve ahlâk güzelliğidir... Her şeye kızan, küçük meseleleri büyüten, sert konuşan ve geçimsiz davranan biriyle aile huzurunu korumak zordur.
Eş adayının öfke karşısındaki tutumu, insanlarla konuşma biçimi, doğruluğu, yumuşaklığı ve sorumluluk anlayışı dikkate alınmalıdır. Tahsil veya yöre farklılıkları bazı alışkanlıkların uyuşmasını zorlaştırabilirse de bunlar kesin şart değildir. Asıl olan, mizacın iyi ve ahlâkın güzel olmasıdır.
Üçüncü ölçü, beden ve ruh sağlığıdır... Evliliğe gölge düşürecek hastalıkların bulunmamasına dikkat etmelidir. Sağlık konusu ihmal edilmemeli; taraflar önemli rahatsızlıklarını birbirinden gizlememelidir.
Beden ve ruh sağlığı, insanın dengeli ve olgun olmasında önemlidir. Rahat ve huzur da bu dengeyle yakından ilgilidir.
Eş seçiminde ölçülü davranmak da gerekir. Adayın dini, sağlığı ve ahlâkı uygunsa gereğinden fazla ince eleyip sık dokumamalıdır. Çünkü dört dörtlük, bütünüyle kusursuz bir insan bulmak imkânsızdır. Ancak gerekli vasıflar bulunmadığı hâlde, “Evlendikten sonra onu değiştiririm” düşüncesine de güvenmemelidir. Kötü huylu bir kimsenin evlilik başladıktan sonra düzeltilmesi kolay değildir.
Mutlu bir yuvanın anahtarı yalnızca evlenmek değil, doğru insanla evlenmektir. Dinine bağlı, mizacı güzel, beden ve ruh sağlığı yerinde bir eş; huzurlu bir aile hayatı için sağlam bir başlangıçtır.
***
(İslâm Ahlâkı) kitabında diyor ki: “İyi huylu olmak için ve iyi ahlâkını muhâfaza edebilmek için, sâlih kimselerle, iyi huylularla arkadaşlık etmelidir. İnsanın ahlâkı, arkadaşının huyu gibi olur. Ahlâk, hastalık gibi sârîdir. Kötü huylu ile arkadaşlık etmemelidir.”

