Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Uluslararası ahlak iflas etmiştir!..
0:00 0:00
1x
a- | +A

Egemenlik (hâkimiyet), bir devletin kendi toprakları üzerinde emir verme, kural koyma ve yargı yetkisine sahip olması, dışarıdan başka hiçbir güce bağlı olmaksızın bağımsız hareket etmesi demektir. Bu bir anlamda uluslararası ahlakı sınırlar. Ancak İsrail hariç(!)…

BM’ye emanet(!) edilen uluslararası ahlak iflas etmiştir.

İsrail için “egemenlik kavramının hiçbir karşılığı yok.” ABD Başkanı Trump’ın Lübnan ve İsrail arasındaki ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını ilan etmesine rağmen İsrail’in uluslararası zorbalığı devam etmektedir.

Lübnan’ın güneyindeki Majdal Zoun kasabasına saldıran İsrail ordusu yaralananlara müdahale için olay yerine gelen sağlık görevlilerine de saldırdı. Saldırıda üçü sağlık görevlisi beş kişi hayatını kaybetti. Lübnan’ın güneyinde gerçekleştirdiği hava saldırılarında 50’den fazla yapıyı havaya uçurdu. Ardından saldırı tehdidinde bulunduğu 80 köy ve belde sakinlerinden evlerini terk etmelerini istedi.

Dünya kamuoyu ABD-İran savaşı ile meşgul edilirken İran’ı Trump’a havale edip kendisine tehlike olmaktan çıkarıp bölgede yayılmayı hedefleyen İsrail her gün bir parça kopardığı Lübnan kuşatmasını nihai hedefe doğru genişletiyor…

İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberine göre, Lübnanlıların İsrail tarafından zorla yerlerinden edildiği Lübnan'ın güneyindeki köy ve beldelerin tamamı yıkılacak ve Lübnanlıların bir daha buralara dönmesine izin verilmeyecek.

Ancak İsrail’in bunu gerçekleştirmesi Trump yönetiminin İran üzerinden bölgedeki kaosu sürdürmesine bağlı.

ABD içindeki savaş karşıtlığı ise yakın gelecekte Trump’a ağır bir bedel ödeteceğini gösteriyor. ABD Kongresine çağrıda bulunan Harris’in dediği gibi: "Trump, bizi Amerikan halkının istemediği bir savaşa sürükledi. Amerikan askerlerini tehlikeye attı. Bu keyfî savaşa kesinlikle karşıyım ve herkes de karşı olmalı."

Alışmış kudurmuştan beterdir, derler. İsrail Dışişleri Bakanı Saar, İsrail saldırıları konusunda Trump ile yaşadıkları anlaşmazlıklar için “hiçbir önemi yok!” diyor. İsrail’e Küresel Sumud Filosuna uluslararası denizlerde bile zorbalık ve hukuk tanımazlık yapma cesaretini veren, sosyal medya paylaşımında elinde silahlı fotoğrafını “Artık iyi adam yok!..” notuyla paylaşan Trump’tır…

İran savaşı öncesi ABD basınına yaptığı konuşmada Başkan Trump'ı öven Netanyahu, “Donald J. Trump gibi kararlı bir başkana ihtiyaç vardı. Onu özgür dünyanın lideri, hatta dünyanın lideri olarak görmekten çok şanslıyız. Amerika’yı yeniden dünyanın lideri konumuna getirdi…” demişti…

İngiliz yayıncı Kelly, Trump’ın İsrail tarafından nasıl kandırılıp(!) savaşa sürüklendiğini anlatırken “Başkan Trump, İsrail Başbakanı Netanyahu’ya bir türlü ‘hayır’ diyemiyor. Hâlbuki Netanyahu profesyonel bir ‘yalancı ve kandırma’ ustasıdır…” diyor.

Trump, Netanyahu’yu mutlu etmek için içeride hayal kırıklığına uğrattığı ABD seçmeninde, dışarıda ise müttefikleri ile karşılıklı güvene dayalı ilişkilerinde ciddi kopmalara yol açıyor.

Trump’ın İsrail’e yasa ve ahlak sınırları tanımayan teslimiyetçiliği dışarıyla birlikte içerideki karşıtlığını besliyor. Bunun içeride ve dışarıda nihayette bir bedeli olacaktır. ABD Pew Araştırma Merkezinin anketine göre, ABD vatandaşları arasında İsrail ve Başbakanı Netanyahu’ya yönelik tepkiler gün geçtikçe artıyor…

Haklı olmak için güçlü olmayı yeterli gören anlayış ABD’yi yalnızlaştırırken Trump da hak ettiği karşılığı alacaktır… İsrail için saçını süpürge eden ama sağlık hizmetlerini kaybeden 15 milyon Amerikalı için “Para yok!” diyen Trump’ın çıkış yolu aradığına kim inanır?.. Giderek büyüyen küresel ve toplumsal öfke onu hak ettiği yere taşıyacak, dönüşü olmayan bir yol haritası çizecektir...

Hikmet Köksal'ın önceki yazıları