Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Emekli maaşlarında "adalet" için tek yol 2000 sonr...
0:00 0:00
1x
a- | +A

Ülkemizde emeklilik sistemi artık sadece bir hesaplama yöntemi değil, âdeta bir "zamanlama piyangosu" hâline geldi.

Sosyal Sigorta tekniğinin temel direği olan "çok prim ödeyenin çok maaş alması" ilkesi, son yıllarda yerini "doğru tarihte dilekçe verenin kazandığı" çarpık bir düzene bıraktı. Bugün geldiğimiz noktada, sadece bir günün bile maaşlar arasında uçurumlar oluşturduğu bir sistemde, adalet duygusu ağır yara almış durumda.

SADECE 24 SAATLİK FARKIN BEDELİ: %30 KAYIP!

Sistemin içindeki en büyük sancı, enflasyon ve büyüme hızı verilerinin maaş bağlama formülündeki dengesizliği. Özellikle son 5-6 yılda yaşanan ekonomik dalgalanmalar, emekli adaylarını tam bir belirsizliğe itti.

Örneğin 2022-2023 yılları arasında bağlanan emekli maaşlarını kıyasladığımız zaman 2022 yılında emekli olmayıp 2023 yılında emekli olanlar, 2022 yılında emekli olanlara göre daha az maaşla karşı karşıya kaldı!..

Bunun akabinde öyle bir tabloyla karşı karşıya kalınmıştı ki; 31 Aralık 2024 tarihinde emeklilik dilekçesi veren bir işçi ile 1 Ocak 2025 tarihinde veren mesai arkadaşı arasında, sırf o bir günlük fark nedeniyle %30’lara varan maaş farkı oluşmuştu. Bu sene de az da olsa fark oluşmuştur.

Bu durum, yıllarca aynı tezgâh başında ter döken, aynı prime esas kazancı ödeyen ve aynı prim gün sayısına sahip iki vatandaşın, emeklilik hayatına tamamen farklı standartlarda başlaması demek. Bu tablo ne vicdana sığar ne de sosyal güvenlik mantığına!..

SGK KENDİ KALESİNE GOL ATIYOR

Bu adaletsizlik sadece vatandaşın cebini yakmıyor; bizzat Sosyal Güvenlik Kurumu’nu da zayıflatıyor. Maaşların düşeceğini gören binlerce tecrübeli kalifiye çalışan, daha fazla kayıp yaşamamak için sistemden kaçıyor. Sonuç mu?

  • SGK prim gelirinden mahrum kalıyor.
  • Sistem, daha erken maaş ödemeye başlıyor.

Yani mevcut sistem, tecrübeli iş gücünü erken emekliliğe zorlayarak hem ekonomiyi hem de SGK’nın aktüeryal dengesini çift taraflı bir zarara uğratıyor.

ÇÖZÜMÜN ADI: YENİ VE KAPSAMLI BİR İNTİBAK YASASI

Emeklilikte intibak meselesinin ne anlama geldiğini 2000 yılı öncesi emeklilik intibakını önceki yazımızda izah etmiştik.

2000 yılı öncesi intibak yasasının SSK emeklileri ile Bağ-Kur emeklilerinin bir kısmını kapsadığının altını çizelim. Bu kapsamda 2,5 milyonu aşkın dosya işlem görmüştür.

Yapılan intibak sonucu artışlar o dönem itibarıyla 1 TL’den başlayıp, 342 TL’ye kadar çıkmaktadır. En yüksek artış miktarı oransal olarak %22,3’e tekabül etmiştir.

Hükûmet 2013 yılında intibak düzenlemesini yaparken zaten 2000 sonrası için intibak yapılacağı vaadinde bulunmuştur.

Gelinen süreçte artık pansuman niteliğindeki düzenlemeler yetmiyor. 2000 yılı sonrasında emekli olanlar için yıllardır bekletilen "intibak" meselesi artık bir lütuf değil, zorunluluktur. Hükûmetin 2013 yılında verdiği sözün üzerinden 12 yıldan fazla zaman geçti. Aradan geçen bu sürede mahkeme kapıları aşındırıldı ancak çözüm Meclis çatısı altında düğümlendi.

Gerçek bir intibak düzenlemesi ne sağlar?

  • Eşitlik: Aynı prim ve gün sayısına sahip olanlar, hangi tarihte emekli olurlarsa olsunlar eşit maaş alır.
  • Güven: Vatandaşın sosyal güvenlik sistemine olan inancı yeniden tesis edilir.
  • Hak Teslimi: Sistemde daha uzun süre kalan ve yüksek prim ödeyenlerin hakları korunmuş olur.

16 MİLYON EMEKLİ İÇİN "ESSAHLI" BİR ADIM ŞART

Bugün emekli maaşlarının hesaplanmasında kullanılan TÜİK verilerinin tartışmalı hâle gelmesi, sorunu daha da derinleştiriyor.

Bu nedenle yapılacak yeni bir düzenleme, geçmişte olduğu gibi sadece 2,5 milyon kişiyle sınırlı kalmamalıdır. Memur emeklileri de dâhil olmak üzere 16 milyonu aşkın tüm emeklileri kapsayan "essahlı" bir intibak mecburi hâle gelmiştir.

Aksi takdirde, tıpkı EYT sürecinde olduğu gibi, sistem yeni mağduriyetler üretmeye ve memnuniyetsizlik çığ gibi büyümeye devam edecektir.

Velhasılıkelam emeklilerimizin intibak taleplerine artık ses verilmeli. 2000 yılı öncesinde olduğu gibi 2000 yılı sonrasında emekli olanların da maaşları masaya yatırılmalı ve söz verilen intibak işlemleri ifa edilmeli…

İsa Karakaş'ın önceki yazıları...

ÖNE ÇIKANLAR