Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Yargıtay'dan flaş karar: İş kazasında "%0 maluliye...
0:00 0:00
1x
a- | +A

Değerli okurlar;

İş dünyasını özellikle de çalışanları yakından ilgilendiren emsal bir karar Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nden geldi.

Çoğu zaman "kalıcı engelin yoksa tazminat da yok" diye bilinen yanlış algı, yüksek mahkemenin bu içtihadıyla artık geçerliliğini yitirdi.

Karar, sadece bir davayı değil, tüm çalışanların hakkını koruyan tarihî bir dönüm noktası oldu.

Yaklaşık 4 metre yükseklikten beton zemine düşen bir işçinin başlattığı uzun süreli hukuk maratonu neticesinde sonuçlanan o davanın detayları:

11 YILLIK HUKUK MÜCADELESİ

Olay, 2014 yılında bir bakım onarım çalışması sırasında yaşandı. Davacı işçi, merdivenin kayması sonucu yaklaşık 4 metre yükseklikten beton zemine çakıldı.

İşçi; omurgasında kırıklar oluştuğunu, %26 malul kaldığını ve ruh sağlığının bozulduğunu belirterek maddi ve manevi tazminat davası açtı.

İşveren ise iş güvenliği eğitimlerinin verildiğini ve kazanın işçinin dikkatsizliği sonucu yaşandığını savundu.

YEREL MAHKEME: "SAKATLIK YOK" DEDİ, TAZMİNATI REDDETTİ

İlk Derece Mahkemesi, Adli Tıp Kurumu raporuna dayanarak işçinin sürekli iş göremezlik (maluliyet) oranının %0 olduğuna karar verdi: "Kalıcı bir engel kalmadığına göre sürekli iş göremezlik tazminatı da ödenmez" diyerek maddi tazminat talebini reddetti. Sadece 30.000 TL manevi tazminata hükmetti.

YARGITAY: İŞÇİ, RAPORLU OLDUĞU DÖNEMDE %100 MALUL SAYILIR!

Dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, ezber bozan bir değerlendirme yaptı:

Yerel mahkeme kararlarını bozdu.

Şu cümleyle her şeyi değiştirdi:

“Raporlu olduğu dönemde çalışamayan sigortalının yoksun kaldığı ücreti kadar zararı vardır. Bu zarar maddi zarar kapsamındadır.” Bu bağlamda;

* Ücret Kaybı Zarardır: İşçi kalıcı olarak sakat kalmasa bile, tedavi gördüğü ve istirahatli olduğu dönemde çalışamamıştır.

* İstirahatte %100 Kayıp: Sigortalının raporlu olduğu dönemde %100 oranında malul kaldığı kabul edilmelidir.

* Net Hesaplama: Bu dönemde yoksun kaldığı ücret miktarı bilirkişi marifetiyle hesaplanmalı, eğer SGK tarafından ödenen bir ödenek varsa bu miktar düşülerek "karşılanmamış zarar" belirlenmelidir.

Yargıtay, "İşçinin kalıcı maluliyeti olmasa bile raporlu olduğu süredeki ücret kaybı maddi zarardır" diyerek yerel mahkemenin ret kararını bozdu.

KARARIN ÇALIŞANLAR VE İŞVERENLER AÇISINDAN ÖNEMİ

ÇALIŞANLAR İÇİN:

* İş kazası sonrası kalıcı bir sakatlığınızın kalmaması, tazminat haklarınızın bittiği anlamına gelmez.

* Tedavi süresince çalışamadığınız her günün bir maddi karşılığı vardır ve bu "geçici iş göremezlik" zararı kapsamında talep edilebilir.

* Hukuki süreçte sadece kalıcı rapor oranına değil, istirahatli geçen sürelerin oluşturduğu gelir kaybına da odaklanın.

İŞVERENLER İÇİN:

* "İşçi iyileşti, işine döndü, sakatlığı da yok" diyerek hukuki riskin kapandığını düşünmek yanıltıcı olabilir.

* İş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini tam olarak almak, sadece ölümlü veya ağır yaralanmalı kazalardan değil, her türlü yaralanmadan doğacak maddi yükümlülüklerden korunmanın tek yoludur.

* Yargı, işçinin raporlu olduğu süredeki ekonomik kaybını "tam kusur" gibi değerlendirip koruma altına almaktadır…

Hasılıkelam: Adalet, sadece kalıcı kayıpları değil, iyileşme sürecinde mahrum kalınan gelirin, kaza nedeniyle çekilen elem ve ızdırabın ve kaybedilen zamanın da bedelini işverene yüklemektedir.

Şimdi sıra; işverenlerde iş güvenliğini ciddiye almakta ve işçilerde ise haklarını bilinçli kullanmakta…

***

“İş güvenliğini hiçe sayan patron, yarınlara vebal bırakır; tedbirli olan ise hem çalışanını hem de ekmek kapısını kurtarır.” İsa Karakaş

İsa Karakaş'ın önceki yazıları...