Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Bu fırsat çok iyi değerlendirilmeli…
0:00 0:00
1x
a- | +A

Terörsüz Türkiye Sürecinde atılan kritik adımlar karşısında ezberi bozulanlar var!.. Bunların bir kısmı pişmiş aşa su katmaya çalışıyor. “Yükselen güç” olarak Türkiye’nin konumunu hazmedemiyorlar!

Türkiye elli yıllık terör belasından kurtulmak için çok güçlü adımlar atarken, birileri fena hâlde rahatsız oluyor… Hâlbuki, böyle bir fırsatı yakalamak için on yıllarca beklendi. Bir daha böyle bir iklimi yakalamak mümkün olur mu, belli olmaz. Yarım asırlık terörle mücadele serüveninde nelerin doğru nelerin yanlış olduğu konusunda tam bir görüş birliği olması zaten mümkün değil. Ancak zamanla ortaya çıkan bilgilere göre yapılan stratejik hataların nelere mal olduğu konusunda ibret verici sonuçlar karşımıza çıkıyor. FETÖ terör örgütünün Paralel Devlet Yapısı (PDY) şeklinde devletin kılcal damarlarına kadar sızmasının, bunca insan hayatına mal olduğunu yeterince irdeleyebilmiş miyiz acaba? Yüz milyarlarca dolarlık millî kaynaklar kullanılarak, yapılan operasyonların nasıl boşa çıkarıldığı konusunda toplumun yüzde kaçı doğru dürüst fikir sahibidir acaba? Diğer taraftan Amerika’dan İngiltere’sine, Almanya’dan Fransa’sına, Rusya’dan Hindistan’ına (evet yanlış okumadınız), İsrail’den Yunanistan’ına kadar sayısız ülkenin gizli-açık şekilde bölücü terör örgütüne verdiği siyasi, askerî ve lojistik desteğin, mahut yapıyı elli yıl boyunca ayakta tuttuğunu unutabilir miyiz? Türkiye’nin bütün ikaz ve itirazlarına rağmen, tutumunu değiştirme ihtiyacı veya mecburiyeti duymayan ülkelerin politik yaklaşımlarını, dört başı mamur biçimde değerlendirmeye tabi tuttuğumuzda hangi sonuçlara varırız acaba?.. İşte 1970’li yılların ortasından bugüne, millî güvenliğimize ve toplumsal huzurumuza kastetmiş olan terör örgütü kisvesindeki hayati tehditle başa çıkmak için ülkenin bütün imkânları seferber edilerek bugünkü noktaya gelindi. FETÖ, büyük çapta devlet organlarından tasfiye edildikten sonradır ki, PKK’nın belini kırma imkânı doğmuştur…

Sadece Suriye’deki Esad rejiminin varlığı döneminde, bu ülkeden gelen saldırı ve tehditlerin boyutu korkunç derecede… Kuzey Irak coğrafyasındaki örgüt konumlanmasının güvenlik kuvvetlerimizi ne derece uğraştırdığını tekrarlamaya gerek var mı? Sadece Suriye’deki zalim Esad rejiminin yıkılması bile tek başına büyük bir değişime kapı aralamış ve Rusya’nın ve İran’ın denklemdeki etkilerini köklü biçimde etkilemiştir… Bu sebepledir ki, AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Âlâ’nın da ifade ettiği üzere, böyle bir imkân her zaman ele geçmez… Şu hâlde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın AK Parti MYK’sında dile getirdiği üzere Çerçeve Kanun başta olmak üzere, Terörsüz Türkiye Süreci halka çok iyi anlatılmalı. Anlatılmalı ki, sürecin aksaması için şeytanın avukatlığına soyunanlar maksadına ulaşmasın!.. İlk günden beri süreci ekşi bir suratla karşılayanlar aynı tavırda ısrarcı. Beşte üç oy oranında yani nitelikli çoğunluk derecesinde imza ile Meclis’e sunulan kanun teklifinin, milletvekillerine okutmadan imzalatıldığı tezviratından bazıları ciddi ciddi sonuç bekliyor! Bu ne fikri acizlik? Sunulduğu gün bütün kamuoyunun vâkıf olduğu bir metni kim ne için milletin vekillerinden saklasın ki? Ama birileri suyu bulandırmak için durmaksızın çalışıyor. Yalnızca bu vaka bile Terörsüz Türkiye Sürecinin ne kadar muhalifinin bulunduğunu açıkça gösteriyor. Beri tarafta Türkiye’nin düşmanı ülkelerde sanki matem var… Öyle ya, on yılarca aleyhimizde destekledikleri terör örgütünün tasfiye edilmesi, onların büyük gayretlerini boşa çıkarmış oluyor.

Aslında Türkiye’ye karşı bölücü terör örgütünü destekleyen malum ülkeler, terör kartını elinden düşürmüş değil. Tekrar kullanmak için fırsat kolladıkları aşikâr. Mesela SDG’nin (PYD) Suriye güvenlik birimleriyle entegre olmaması için, İsrail’in neler yaptığını biliyoruz. İsrail gibi birçok başka ülkenin de benzer tavır içinde olduğunu unutabilir miyiz? İsrail hâlâ Suriye’nin toprak bütünlüğüne karşı çok tehlikeli atraksiyonlar içinde. Irak için de benzer durum söz konusu. İran’ın bu ülke üzerindeki nüfuzu, Bağdat Yönetiminin terörle mücadelede etkili olmasına mâni oluyor… ABD ve Rusya’nın PKK karşısındaki karışık tutumları çok ciddi tehditler barındırıyor… Avrupa ülkeleri için keza ayrı bir sayfa açmak gerekir. Türkiye bütün bu hususları doğru yönetmek ve ulusal güvenlik konusunda yeni tehditlerle yüz yüze gelmemek için, içeride gerekli tahkimatı yapmak mecburiyetinde.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP lideri Devlet Bahçeli’nin öncülüğünde başlatılan süreç doğru yönetildiği için bu safhaya gelinebildi. Daha önceki acı tecrübeler, bu defa işin akamete uğramaması için kılavuz oldu. Bu safhada Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifine destek veren siyasi partileri, teklife imza koyan sayın milletvekillerini ayrı ayrı tebrik ediyoruz… Bu millî tavrın sürecin sonuna kadar devam ettirilmesini de bekliyoruz elbet!.. Bu kanun tek kelime ile bir millî meseledir. Türkiye’nin geleceği için kesinlikle hayatidir. Dolayısıyla burada parti menfaati, siyasi ikbal vs. söz konusu olamaz, olmamalıdır. Tarih bugün Millet Meclisi’nin bu meselede ortaya koyduğu şahsiyetli tavrı kaydedecektir. Bu meselenin hâlli yolunda kimin daha çok emek sarf ettiği ikinci planda kalır. Esas olan ülkedeki siyaset yapısının topyekûn şekilde bu sorumluluğu üstlenmesidir. Gerisi teferruattır. Önemli olan milletçe hedefe ulaşmaktır. Bu mesuliyeti gerektiği şekilde üstlenmeyenler de tarih nazarında yargılanacaktır...

Velhasıl Cumhurbaşkanının belirttiği üzere, tarihî bir fırsat yakalanmıştır. Bu fırsat iyi değerlendirilmelidir. Bu sürecin akametine yol açacak yanlışlıklardan zinhar sakınılmalıdır.

İsmail Kapan'ın önceki yazıları...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.