Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Ceza tamam da ıslah nerede?..
0:00 0:00
1x
a- | +A

TBMM Okul Saldırılarının Nedenlerini Araştırma Komisyonu'nda sunum yapan Kamu Denetçisi Fatma Benli Yalçın, araştırma komisyonundaki konuşmasında bir yılda 683 bin 823 çocuğun suça karıştığını, sayıların alarm verdiğini belirterek çocukların cezaevinden çıktıktan iki üç sene sonra suç işleyerek tekrar cezaevine girme oranlarının yaklaşık yüzde 80 olduğunu açıkladı…

Araştırmalar, ceza sistemine giren çocukların suç işleme ihtimalinin beş kat arttığını ortaya koymuş. Gözaltındaki çocuklarda ruhsal bozukluk ve travma yaşama oranının yüzde 95’e kadar çıktığı belirlenmiş. Bu, ceza sistemine giren çocukların suç işleme riskinin 4 ila 5 kat artması demektir.

Adalet Bakanlığı kaynakları açıklamasında infaz rejiminde asıl maksadın suçluyu topluma kazandırmak, ıslah etmek olduğunu vurguluyor. Ancak bütün dünyada cezaevinden çıktıktan sonra suç işleyenlerin yaklaşık yüzde 40’ı-45’i cezaevine geri dönüyor. Bakanlık bizde bu rakamların yüzde 45’ler civarında ve korkunç olduğunu belirterek “İnfaz rejiminin tüm sistemleri ile yeniden ele alınması gerekir” diyor.

“İnfaz rejimi”, ceza yargılamasının tamamlanıp hükmün kesinleşmesinden sonra başlayan ceza adalet sisteminin en kritik aşamalarından birini oluşturan süreçtir. Beklentiler hükümlünün tekrar topluma kazandırılmasıdır. Ancak yukarıdaki sonuçlar infaz rejiminin tüm sistemleri ile yeniden ele alınmasını zorunlu kılıyor. Merak edilen, bir suç işlendikten sonra kişinin suçu tekrar işlemesini iştahlandıran zayıf halka nedir?..

İçerideki zayıf halka; Rehabilitasyon, farklı nedenlerle kaybedilen fiziksel, zihinsel ve sosyal fonksiyonları geri kazanmaya veya iyileştirmeye yardımcı olan bir tedavi ve eğitim programıdır. Kişinin bağımsızlığını ve hayat kalitesini artırmayı hedefler. Cezaevlerinin fonksiyonlarından biri de suçluyu daha iyi bir duruma getirmek, düzeltmek, iyileştirmektir. Ancak, arızalı ilişkiler yüzünden suç caydırıcı bir unsur olmaktan çıkıp statü ve güç kazanmak için taşıyıcı olmaktadır.

Toplumsal hayatın omurgası sosyal ilişkidir. Ancak burada çocukları hedef alan bir rol çalma var. Hedefteki erkek çocuklar ve gençler yeni nesil çeteler aracılığı ile kundaklama, yağma ve benzer suçlarda kullanılıyor. Çocuğun davranışını belirleyen halkalar; aile, ardından okul, mahalle ve medyaya bir de cezaevi eklendi. İçeride suç ağaları ile tanışma, cezaevinde rehabilite olmak yerine daha ağır suç işleyen akranları ile tanışarak yeni suç türlerini öğrendikleri bir okul hâline gelme riski var…

Dışarıdaki zayıf halka; Prof. Dr. Dilci, “akran zorbalığı ve çocuk suçlarının” 10 kattan fazla artmasının en önemli sebeplerinden birinin dijital bağımlılık ve aynı anda pek çok işi yaparak bireyin kendine uyguladığı şiddet olduğunu belirtiyor.

Ekrandaki sonsuz kaymalar ile bir taraftan yemek yiyen, bir taraftan telefonla konuşan, bir taraftan müzik dinleyen, bir taraftan da ödev yapan yeni nesil çocuklar ve sözde aynı mekânı ve ortak hikâyeyi paylaşan ebeveynlerin “Dağınık beyin sendromu” ile karşı karşıya olduklarını söylüyor.

Stres Azaltma Kliniği’nin kurucusu ABD’li tıp profesörü Jon Kabat-Zinn, Dağınık beyin sendromuna karşı yapmamız gereken şeyzihnimizin içine çomak sokarak onu bulanık ve çamurlu bir hâle getirmekten vazgeçmektir” diyor.

Bulanık ve çamur en yakınımızda durabilir, çocuklar için en büyük risk arkadaş seçimindeki tercihlerdir. “Nâ ehil (bulanık ve çamurlu) kişilerle yoldaşlık etme sakın/Yere düşen bir maden paslanır yavaş yavaş…” İnsan istese de istemese de zamanla arkadaşı gibi olur. Marifet hayatımıza çomak sokarak onun bulanık ve çamurlu hâle gelmesini önlemektir…

Hikmet Köksal'ın önceki yazıları...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.