Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Ukrayna, İran derken… Dünya barışı nereye?..
0:00 0:00
1x
a- | +A

Hâlihazırda dünyanın nükleer silah kapasitesi bakımından en büyük iki ülkesi, doğrudan iki savaşın içinde… Ve bu “vekil güçler savaşı” değil, bizzat kendilerinin yürüttüğü çatışmalar. Her ikisi de giderek genişliyor!..

Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskiy, Rusya hava sahasını kapatacaklarını ilan etti… Normal şartlarda bu laf Zelenskiy’nin boyunu aşar! Ama sırtını Avrupa’ya dayayıp giderek daha fazla etkili ve uzun menzilli silahlarla koca Rusya’nın derinliklerine ulaşmayı başarınca bu öz güveni sergiliyor. Farkındaysanız son zamanlarda, Ukrayna’ya bu kabil silah yardımından dolayı, özellikle Avrupa’nın üç büyük ülkesi İngiltere, Fransa ve Almanya (Bunlara E3 deniyor…) ile Rusya arasındaki gerilim giderek yükseliyor… Ukrayna savaşında bir nevi ABD’nin yerini alan İngiltere ve onunla aynı dümen suyunda giden Almanya, daha fazla diş göstermeye başladı. Almanya Rusya’yı açıkça gelecekteki düşman olarak tanımladı. Önceki akşam da diplomatik olarak Rusya’ya yönelik çok sert bir çıkışta bulundu. 4 Ağustos’ta Leipzig havaalanına yapılan drone saldırısından Moskova’yı sorumlu tuttu ve bundan dolayı Rusya’nın Bonn’daki konsolosluğu ile Berlin’deki Rusyaevi’nin kapatılacağını bildirdi. İngiltere cenahından da Rusya’ya yönelik bu kabil salvolar geliyor. Bütün bunları şüphesiz bir kenara not eden Rusya, Avrupa’nın bugünkü yanlışlarında ısrarcı olması hâlinde, gerekli karşılığı vereceğini sık sık dillendiriyor. Bu karşılığın icabında nükleer seviyede olacağını da mükerrer biçimde ihtar etmekten geri durmuyor. Şubat 2022’den beri devam eden Rusya-Ukrayna savaşında, can kaybı istatistikleri güvenilir değil, ama her iki taraftan yüz binlerce ölü ve yaralı olduğu da bir gerçek… Diğer taraftan Ukrayna topraklarının yaklaşık yüzde otuzu Rusya’nın işgalinde. Buna mukabil Batı dünyasından çok ağır ambargolara maruz bırakılan Rusya’da da ekonomi son derece büyük sıkıntılar içinde. Velakin, iki Avrupa büyüklüğündeki Rusya, pek zengin kaynaklarıyla bu duruma göğüs gerebiliyor…

Buna karşılık Ukrayna’nın daha ne kadar dayanabileceği bugünden kestirilemiyor. Zelenskiy ve Yönetimi ha bire dışarıdan imdat istiyor. Peki nereye kadar? Rusya hava sahasına çok daha kalabalık sayıda drone salarak, sivil havacılık trafiğini felce uğratmayı planlayan Ukrayna’ya, Moskova’nın nasıl bir cevap vereceği elbette kritik. Nitekim Rusya Lideri Putin, Bişkek’te gerçekleşen Şanghay İşbirliği Örgütü zirvesinde; kendisine bu durum sorulduğunda, hiç tereddütsüz biçimde bunu “devlet terörizmi” olarak nitelendirdi ve nasıl cevap vereceklerini bulacaklarını ifade etti. Ama daha da dikkat çekici olanı, yeni bir müzakere ortamı sağlanmaya çalışılırken, Zelenskiy’nin gerilimi tırmandırması oldu. Putin, “Teröristlerle müzakere yapılmaz” diye kestirip attı!.. Dikkat edilirse, ne zaman ateşkes görüşmeleri için ufukta bir işaret belirse, Ukrayna tarafından böyle bir tuhaf çıkış geliyor. Kimi zaman İngiltere’nin bizzat boy gösterdiği (Boris Johnson’un Kiev ziyareti vb.) misyonla kimi zaman da telkine açık Ukrayna’ya, Avrupa’dan gelen suflelerle, derhal olumlu ortam zehirleniyor… Bunun en büyük kaybedeni tabii ki yine Ukrayna!..

Ukrayna’da günbegün durumun vahameti artarken, ABD-İran arasında, şubat ayından beri devam eden çatışmalar da genişleme ve derinleşme yönünde ilerliyor… ABD ne zaman İran topraklarındaki hedeflere saldırırsa, Tahran buna cevap veriyor. Önceki akşam yine Devrim Muhafızlarına ait hava savunma sistemleri, radarlar, deniz unsurları ve mayın döşeme sistemlerine yapılan saldırıların ardından, İran da Kuveyt, Bahreyn, Irak ve Ürdün’deki Amerikan üslerine saldırı düzenledi. Dikkat ediniz, bu çatışmalar ne Husilerin ne de Hizbullah’ın İsrail ve Amerikan hedeflerine yaptıkları mahdut hücumlar değil. Dünyanın en büyük askerî gücü olan Amerika ile İran arasında süren doğrudan çok ciddi bir kapışma… Başlangıçta kısa zamanda biteceği ve hatta İran Rejiminin pes edeceği yönündeki tahminlerin tam aksine, çatışmalar giderek daha tehlikeli bir hâl alıyor. Şimdiye kadar İran’ın altyapısına ciddi hasar vermiş olan ABD, bu şekilde dize getiremediği İran’a karşı gerekirse daha etkili vuruşlar yapacağını söylüyor Donald Trump… O Trump ki, bugüne kadar yeni savaş başlatmamış başkan olarak övünüyordu… Bu adam şimdi gerekirse taktik nükleer silah kullanabileceğini ihsas ediyor. Şayet ABD bu yola giderse Rusya’nın da hemen Ukrayna’da aynı şeyi yapacağından emin olabilirsiniz!.. Hatta bunun ötesinde aynı silah sisteminden İran’a da kaydırma yapmasını bekleyebilirsiniz. 1945’ten bu yana nükleer silah kullanılmasının bir daha vuku bulmaması için büyük gayretler sarf edilmişti. Netice olarak üretilen binlerce nükleer başlığın meydana getirdiği dehşet dengesi sebebiyle seksen seneden beri bu silahın kullanılmaması sağlandı. Ama bugün bambaşka bir durum söz konusu… Şayet dikkatli olunmazsa bütün dünyayı felakete sürükleyecek çılgınlıklar zuhur edebilir. Her ne kadar yakın zaman içinde bir nükleer çatışma ihtimali düşük görünüyor ise de bu konuda kimsenin elinde bir garanti yok…

Anlayacağınız dünya barışı büyük tehdit altında. Ve ne garip tecellidir ki, böyle bir tehlike karşısında, hâlâ daha Zelenskiy gibi piyonlarla yol almaya çalışanlar var. Keza Netanyahu misali insanlık düşmanı tiplerin ipi de alabildiğine uzun tutuluyor… Tekrar altını çizelim ki, Avrupa’nın Rusya’yı yıpratıp güçten düşürme hedefi ve Amerika’nın Orta Doğu Coğrafyasındaki emperyalist politikaları bütün insanlık için çok büyük tehdit teşkil ediyor. Bu tablo karşısında savaş yerine barış dili kullanan ülke sayısı çok ama çok az. Bunların başında da Türkiye geliyor.

İsmail Kapan'ın önceki yazıları...

Soru 0 / 6
Türkiye Gazetesi dijital abonelik ve arşiv kampanyamızı ilk nereden duydunuz?

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.