Yörük Pehlivan köye inmiş kahveye oturmuş. Ocakçı sormuş, "Çay demli mi olsun, demsiz mi?"
Pehlivan, "Deminin anasını satayım, şekeri baskınca olsun" demiş. Çocukluk yıllarımdan hatırlarım, karakucakçı pehlivanlar katiyen kahve içmezlerdi. Çay içerlerse de şekeri çokça kullanırlardı. İlk olimpiyat kampımız Emirgan Koruluğu''ndaydı. 30 kadar güreşçi kuş sütü de dahil en taze tabii gıdalarla beslenilerdi. Kamp doktorumuz Mahir Derman uyuyamayan güreşçilere uyku ilacı diye bir çay kaşığı karbonatı içirir, uyku ilacı içtiğini sanan güreşçi de biraz sonra rüyalara dalardı. Türk güreşçileri, hastalıkları dahi ilaçsız, vitaminsiz yenmeye çalışacak kadar taassup içindeydi. Bugün ermeydanı olarak tanıdığımız Kırkpınarlar''da babayiğitliğin, mertliğin, dürüstlüğün sembolü saydığımız, aralarında Ahmet Taşçı''nın da bulunduğu başa güreşen 8 pehlivanda doping tesbit edilmiş. Ama eskilerin tabiriyle, "Hakikat bir, rivayet muhtelif" kabilinden. Günlerden beri gazetelerimiz bu rivayetlerle meşgul.
Hacettepe''nin laboratuarları yetersizmiş. Bakan Fikret Ünlü, "Ahmet Taşçı ve diğer pehlivanları ceza heyetine yollayacağız" demiş. Bu uygulamayı kendine hakaret sayan başpehlivan Taşçı ise "Bakana tazminat davası açağım" diyor.
İkinci numuneler tahlil için Atina''ya gönderilmiş, sonuçların gelmesi bekleniyor. Bu arada en doğru, en sağlam beyanı eski başkan Alper Yazoğlu bey veriyor... Diyor ki, "Geçen yıl Ahmet Taşçı''dan gereken tahlil numunesini alamadık. Hastayım diyerek kaçtı, Cengiz Elbeye temiz çıktı..." Merhum Prof.Sadi Irmak, et şeker ve vitamininin dahi zararsız dopingler olduğunu yazar. Kahveden elde edilen kafeinin, çayda bulunan teinin de güçlü dopingler olduğunu söyler. Kalp takviyesi anfatamin, iştah açıcı arsenik ve stirikninin, nefes açan efedrin ve güç veren anabolizanların erkeklik ve dişilik hormonları gibi dopinglerin yan tesirlerinden, hatta bazılarının kılıç ağzı gibi keskin olduğundan bahsedip, küçücük yanlışlıklarla kullananları sakat bırakacağını, ölüme götüreceğini net bir şekilde izah eder. Gençlik yıllarımızda bazı atletlerin, bugün ise futbol takımlarının köy ve kasabalarımızda bile uyarıcılar aldığını her zaman duyuyoruz. Minder güreşçilerimize vitaminler verildiğini biliyoruz ama bugüne kadar hiç birisinin doping almaya tevesül etmediklerine inanıyorum. "Ateş olmayan yerden duman çıkmaz..." Bu koca herifleri dopingden, şikeden, dalga dümenden kurtarmanın tek yolu Kırkpınar''da 7 kişilik yeminli bir komitenin hükmi karakuşi kararlarına bağlıdır. Değilse, yağlıcı pehlivanlar bugüne kadar olduğu gibi önce seyircileri, sonra kendilerini aldatır ve Kırkpınar geleneğimize büyük zararlar verir..

