Kaydet
a- | +A

Olimpiyat oyunları 1956 yılında Avustralya''nın Melbourne şehrinde yapılmıştı. 2000 olimpiyatları da aynı ülkenin Sidney''inde düzenleniyor.

Kafilemizin uçak yolculuğu 20 saat sürmüş...

Halbuki bizim zamanımızda uçak havada 36 saat uçtuktan sonra Melbourne''e inmişti. İstanbul''dan Sidney''e kalkan uçak 2 dakika daha gecikse, 2 saat daha uçacak ve başka bir meydana inmek zorunda kalacakmış. Sidney''e kalabalık bir atletizm kafilesiyle gitmişiz ama bizim otoriteler iyi dereceler alacağımıza ihtimal vermiyor. Atletizm, sporların anası sayılır. Biz ülke olarak bu anaların anası spora birşey vermedik ki, ne isteyelim. 1956''da Melbourne''de serbest ve grekoda 2''şer olmak üzere toplam 4 altın almıştık ama az sayıyorduk. Bu defa da aynı sayıyı tuturabilirsek ne ala, ne güzel... Güreş denilince, bu sporda bilmece gibi neticeler aldığımızı hatırlıyorum. İlk madalyayı 1936 Berlin''de alarak devletin rüştünü ispatlamıştık. Başta Atatürk olmak üzere memleketimizde büyük bir sevinç yaşanmıştı. Güreşte başka sürprizlerimiz de vardı. 1948 Londra Olimpiyatları''nda 6 şampiyonluk almıştık ki, bu başarı her yiğidin hakkı değildi. Baştan söyleyelim ki, Türk güreşçileri aktif spor hayatlarını minderlerde 10 yıl sürdürür. Bu müddet zarfında bir müsabıkımız 66, 73, 79 ve 87 kilolarda dünya ve olimpiyat şampiyonlukları kazanmıştır. Bu, dünya güreşinde benzeri görülmemiş bir başarıdır.

Yine bir güreşçimiz, 7 defa dünya şampiyonluğu aldığı halde bir olimpiyat şampiyonluğu kazanamadı. Böyle bir şanssızlık da dünyada hiç bir güreşçinin başına gelmedi.

Bizde bir olimpiyat şampiyonu 2 defa federasyon başkanlığına geldi ki, başka ülkelerde şampiyonlara böyle görevler yükletilmiyor. Bizde bir olimpiyat ve dünya şampiyonu yanılmıyorsam iki defa parlamentoya girmiştir. Bu durum da az rastlanan becerilerdendir. Bizde bir güreşçi, hiç bir Dünya Şampiyonası''nda dereceye giremedi. Hatta Akdeniz Oyunları gibi köy güreşi kadar kolay müsabakalarda dereceye giremeyen bu arkadaşımız, 1956 ve 1960 Olimpiyatları şampiyonudur.

Dünyada ilk defa bir olimpiyat şampiyonu güreş kitabı yazmıştır.

Bir ünlü şampiyonumuz, hem serbest, hem de grekoromende Milli Takımlar Baş Antrenörlüğü yapmıştır ki; bu da bize mahsus bir icraattır.

Bizde bir olimpiyat şampiyonu, Yörük Ali filminde, başka bir olimpiyat şampiyonumuz da Çakırcalı Efe filminde baş rol oynamıştır.

Çok sevgili ve kıymetli okurlar, yukardaki olayların kahramanlarının isimlerini bilmiyorsanız, suç Milli Eğitimimiz''in ve medyamızındır. Biliyorsanız, zaten mesele yok. Bilmiyor ve bilmek

istiyorsanız, haberiniz olsun, sizlere daha etraflıca

bilgiler sunarız.