Tabii ki bir Galatasaray-Fenerbahçe maçı, bizim ligde oynanan bütün maçların ötesinde özel bir atmosfere sahiptir. Dün akşam da böyleydi. İlk yarıda Galatasaray, ev sahibi olma özelliğiyle maçın mutlak hâkimi olurken Fenerbahçe, henüz ne oynayacağını pek beceremeyen bir havadaydı. Zaten hâl böyle olunca da Osimhen sahneye çıktı ve iki gol atarak takımını ilk yarıda soyunma odasına 2-0 önde götürdü.
Fener’in değişimi
Merak edilen, ikinci yarıda acaba Galatasaray’ın farkı artırıp artırmayacağı ya da Fenerbahçe’nin skoru yakalayıp yakalayamayacağı sorusuydu. Nitekim baktık ki Fenerbahçe, ilk yarıdaki görüntüsünün çok üstünde bir futbol tezgâhlıyor, maç üzerindeki hâkimiyetini de açık ve net gösteriyordu. İşte zaten hâl böyleyken İrfan Can Kahveci, son yıllarda bizim ligde atılan, bana göre en harika gollerden birini atıverdi. Böylece fark bire inince Fenerbahçe, bu yarıdaki olumlu ve aktif futbolunu en azından bu harika golle süslüyordu.
Anlamsız değişiklikler
Galatasaray, bu golü yedikten sonra sanki bir tarafına darbe gelmiş gibi uyanıp kendine geldi ve yavaş yavaş dengeyi kurmaya başladı. Ama Okan Hoca’nın Barış, Batrakov ve Yunus değişiklikleri, bu kendine gelme görüntüsüne sanki bir son veriyordu. Acaba bu oyuncular neden çıkarıldılar, ciddi şekilde merak ediyorum. Fenerbahçe, 2-1’den sonra maçı kendi lehine bile çevirebilecek bir havaya çoktan bürünmüştü. Hele hele yapılan bu değişikliklerden sonra futbola merak salmış kime sorsanız, bu maç berabere bitebilir diyecekti. Şunun altını hemen çizeyim: Beklenenin çok üstünde bir derbi seyrettik. Kazananına da kaybedenine de bir futbol meraklısı olarak teşekkür ediyorum.
Bir derbi, maç sonunda ancak böyle katledilebilirdi! Başlığın ve maçın kritiğinin bu rezaletle hiçbir ilgisi yoktur, biline…
Maçın adamı: İrfan Can Kahveci

