Kaydet
|

Başlıktaki bilinmezi açayım önce; yani şunu demek istedim: Bu maçın iki önemli yıldızı Vlahoviç ve Salah, bu 90 dakikada ortaya koyacakları futbolla bizi mutlu edeceklerdi. Beklentimiz buydu. Ama ne yazık ki ikisi de fos çıktı! “Salah gol attı.” diyeceksiniz. E, onu ben de atardım yani!

Trabzonspor, ev sahibi olmasına rağmen teknik direktörü tarafından çok akılcı, dengeli ve genelde sürprizlere kapalı bir oyun planıyla sahaya çıkarılmıştı.

Ev sahibi olmasına rağmen top daha fazla Beşiktaş’ta kalıyordu. Ancak Trabzonspor da rakibi topu dolaştırırken, özellikle kendi yarı alanında, çok kademeli ve çok akılcı bir savunma tedbiri almıştı.

Beşiktaş’a bakınca maçın tamamen hâkimi gibi gözükmesine rağmen ön tarafta genelde çok etkisiz kaldı, durdu.

Can Bartu musun?

Maçın ilk golünü, ender Trabzonspor ataklarından birinde, Ozan Tufan bir zamanların sanki Can Bartu’su gibi müthiş bir sol çakarak tabelaya yazdırdı. Sonraki gol mü? Soldan ta oraya kadar getirilen topa, altıpasın içinde kimin ayağına gelse auta bile atamazdı; Salah da golü attı.

Benim bu oyunda bir türlü aklımın ermediği, Ozan’ın daha 62. dakikada oyundan alınışıydı. Ben izlediğim kadarıyla bu oyuncunun yorulduğunu da sanmıyordum, oyundan düştüğünü de görmüyordum.

Kartal tuzağa düştü

Beşiktaş, bu çok zorlu deplasmanda kendi kalesinin önüne yığılıp savunmaya ağırlık vererek kontra oynamak gibi birçok kişinin beklediği oyun planından uzaktı. Tam tersine, Trabzonspor’un da oyun planına uygun bir şekilde rakip sahaya bol pasla yerleşen ama bu yerleşmenin ötesinde çok önemli tehlikeler oluşturamayan bir ekipti.

Hele hele Vlahović maçta var mıydı, yok muydu, anlamakta güçlük çektim.

Bence Galatasaray’dan sonra Beşiktaş’ı da yenebilen Trabzonspor, bu ligde zirve için iddialı olduğunu ortaya koydu.

Maçın adamı: Muçi

Kemal Belgin'in önceki yazıları...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.