Fenerbahçe, kâğıt üstünde olduğu kadar sahada da hayli tehlikeli bir rakip olan Rizespor’u yenerek zirve yarışına ortak olduğunu gösterdi. İsmail Kartal, bu maç öncesinde takımını çok iyi hazırlamış ve rakibe göre saha içi organizasyonlarını da planlamıştı. Nasıl mı? Fenerbahçe, rakibine çok ileride pres yapıp savunmak yerine, daha çok santra çevresinde ve doğal olarak geride yoğunlaşarak boş alan bırakmadan oynamayı planlamıştı.
İrfan Can maçı çözdü
Ev sahibi Rizespor buna karşılık pas yaparak çıkmayı tercih etti. Ancak özellikle öndeki ve ilerideki oyuncularının Fenerbahçe’nin oyuncu kalitesine sahip olmaması nedeniyle, bana göre tesadüfen pozisyonlar yakaladı. İşte kalite farkının en büyük kanıtı da İrfan Can Kahveci’nin oyuna girdikten 24 dakika sonra basketboldaki üçlük misali bir gol atmasıydı. Baktı, baktı ve topu yan filelere bıraktı.
"F.Bahçe’nin kaliteli ayakları, üç dokunuşla maçı aldı götürdü. Rizespor’un yapacak bir şeyi yoktu."
Zirve yakında karışabilir
İsmail Kartal’ın millî maç aralarından sonraki bu maçı, yeni maratonda öne çıkışın anahtarı olarak değerlendirdiği açıkça ortadaydı. Tabii her şeyde olduğu gibi futbolda da şansın payı var. Fenerbahçe’nin attığı ilk golden bahsediyorum. İşte tam bunları yazarken sonradan oyuna giren bir başka isim, Oğuz da üçüncü golü atıverdi. Bu galibiyetin, yakın bir zaman içinde ligin zirvesinde birtakım çarpıcı değişikliklere yol açacağını düşünüyorum. Şimdi İsmail Kartal Hoca, 3-0’dan sonra da oyuncu değişikliklerini sürdürdü. Bana göre, daha önce oynatması gereken İsmail’i oyuna geç aldı. Ancak işler o kadar yolunda gitti ki bir iki pozisyon dışında İsmail’e de pek iş düşmedi. Bu arada hakemle ilgili de iki laf edeyim. Karar tercihlerinde, tartışmalı pozisyonlarda biraz Fenerbahçe lehine düdükler çaldığını söyleyebilirim.
Maçın adamı: N’Golo Kante

