G.Saray’ın bu maçtaki en önemli hedefi; liderliğini korumaktı. Yani maçı kazanmaktı. Karşısında iyi pas yaparak çıkan bir Karagümrük buldu. Ama aynı Karagümrük, top G.Saray savunmasının yakınına veya içine geldiğinde pek de ustalık sergileyemedi.
G,Saray sahaya eksiksiz çıkmıştı diyebiliriz. Nitekim daha ilk dakika dolmadan Sara’nın golüyle rahat oynayabilme şansını da yakaladı. Fakat sonrasında Karagümrük, yukarıda da değindiğim gibi iyi paslarla çıkan bir takım olarak genç Barış’la tabelayı eşitledi.
Sara işi çözdü
Tabii bu durum G.Saray’ı “Acaba bir daha mı puan kaybediyorum” korkusuna ve telaşına sürükledi. Torreira’nın yerini Lemina’ya bırakışıyla İlkay ön libero görevine soyundu ikinci yarıda. Başka bir değişiklik gözükmemişti. Ve aynı Sara şık bir gol daha atarak G.Saray’ı 2-1 öne geçiriyordu. Ama karşısındaki Karagümrük iyi pas yapma özelliklerinden bir şey kaybetmeden mücadeleye devam etti. Bu maçı kaybetmiş olmalarına rağmen ligdeki şu andaki durumundan ilerleyen haftalarda yukarılara doğru hareketlenebileceklerini tahmin ediyorum.
Uğurcan dikkat
Tabii herkesin merakla beklediği Osimhen de fazla gecikmeden golünü atmayı bildi. Hem de kalabalığın içinde gelen ortayı göğsüyle yumuşatıp tavana çakarak! Oyunun son bölümüne giderken Okan Hoca hafta arasındaki Şampiyonlar Ligi maçını düşünerek beş değişikliğe gitti. Savunmanın kenarlarında oynayan oyuncularını çekip Yunus’u da dinlenmeye alarak maçı rölantiye çevirdi.
Bu maçta bir kere daha dikkatimi çeken bir konuya değinmek istiyorum; kaleci Uğurcan, kalesini çok uzaklara kadar terk ederek boş bırakmak gibi yeni âdet edindi. Bunu sık sık yapmak başına büyük iş açabilir, aman dikkat!
Maçın adamı: Gabriel Sara

