Bazı çiçekler, bazı topraklarda açmıyor da bu toprak o eski toprak değil! Düne kadar dökülen Fenerbahçe, yeni hocasıyla yepyeni bir kimlik kazandı. Emre Belözoğlu henüz tribünde olsa da ruhu sahaya inmişti. Galatasaray ve Göztepe mağlubiyetlerinin ardından Fenerbahçe’nin Liverpool karşısında perişan olmasını bekleyenler en kibar ifadeyle avuçlarını yaladı. Belözoğlu etkisi sadece futbolcularda değil Kuyt’ta da fark edildi. İsmail sonrası Kuyt ile Emre sonrası Kuyt arasında sıklet farkı vardı!
Hayırdır Liverpool
Bu sezon en güçlü oyununu sergilediği Roma maçından sonra ilk kez üçlü orta sahayla çıktı Fenerbahçe ve Liverpool’un nefesini kesti. Şampiyonlar Ligi’nde üçte üç yapan, dört gol ortalamasıyla oynayan İngiliz devi, Kadıköy’de şov hayal ederken, nakavt oldu. Sarı lacivertliler, sahanın her yerinde başa baş mücadele etti. Liverpool’un iki defa öne geçmesine rağmen ne oyuncular savaşmayı bıraktı ne tribünler desteklemeyi. Koşuysa koşu, mücadeleyse mücadele, golse gol.
Böyle devam ederse
Rakibin adı büyüktü ama Fenerbahçe’nin oyunu daha büyüktü. Ederson’un kurtarışları, İsmail’in çift kişilik performansı, Lukaku’nun azmi, Greenwood’un hırsı muhteşemdi. Ama gecenin en parlak ismi güçlü savunmasını golle taçlandıran Brown oldu. Fenerbahçe tam 18 yıl, 7 ay, 2 gün önceki Chelsea maçından sonra yine bir İngiliz takımını devirerek Şampiyonlar Ligi’nde galibiyet yaşadı. Eğer oyuncular maç seçmiyorsa, eğer bu bir maçlık gaz değilse, bu Fenerbahçe’den korkulur.
Maçın adamı: Brown


