Sezon başından belli olan bugün itibarıyla herkes tarafından kabul edilmiştir. Galatasaray üst üste 4. şampiyonluğunu kutlamak için geri sayıma geçmiştir. Hayırlısı olsun.
Galatasaray çok başarılı olduğu için mi, kusursuz oynadığı için mi, hayır! Rakipleri yetersiz olduğu için.
Son iki maçından beraberlikle ayrılarak dört puan kaybetmiş, Fenerbahçe, kazanmaktan başka çaresi olmayan maçta kayıpları oynuyor.
Hep aynı terane
Arkadaş tek bahanen eksiklerin olamaz. Skriniar, Talisca yoksa sistem değiştirirsin. Ederson’da, Kante’de, Kerem’de Cherif’te ısrar etmezsin, Tarık, Oğuz, Fred gibi oyuncuların olduğunu hatırlarsın. Belki yaptıkların da fayda etmez ama en azından denemiş olursun. En azından bu kadar ruhsuz görünmezsin.
Kasımpaşa’yla berabere kalıp, Antalya’da bir puanı zor kurtarıp “şampiyon olacağım” diyemezsin. Zira, şampiyonluğu ancak cesurlar kazanabilir.
Belki de alamettir
Cesur başlayan Samsunspor’du. Kadıköy’de perdeyi açtı. Gol yedi, geri çekilmedi, bir daha attı. Ama kurşunu bu kadarmış! Fenerbahçe ancak maç biterken neyi kaybetmekte olduğunu anladı. Namağlup ünvanından çok daha fazlasıydı şampiyonluk…
Ve uzatmalarda geri döndü sarı lacivertliler. Ancak kimse kusura bakmasın.
Galibiyete rağmen buraya yazıyorum; yönetim beceriksiz, hoca formsuz, futbolcular ruhsuz… Bırak şampiyonluğu, bu takıma ikincilik bile çok.
Maçın adamı: Cherif

