Sergen Yalçın, Beşiktaş’ın tekrar başına geçmeden “Ben belki şampiyon yapamam ama şampiyon takım futbolunu oynatırım” sözünü boşuna söylememiş. Elindeki bu kadar yetersiz ve takviyesiz malzemeye rağmen ön alan baskısını ligde en iyi uygulayan takım şu anda Beşiktaş. İstatistiklerin de doğruladığı bu durum dün de net biçimde sahaya yansıdı. Beşiktaş sadece rakip ceza sahası çevresinde top çevirmiyor. Sık sık ceza sahasına giriyor, çizgiye iniyor ve rakibine nefes aldırmıyor.
Bitmeyen tempo
Oscar ödüllü film Whiplash’te genç davulcunun finalde yaptığı şov gibi Beşiktaş’ın hücumdaki temposu. Bu oyunun riski de var elbet ama Beşiktaş taraftarı yıllarca âdeta bir Nuri Bilge Ceylan filmi olan ‘Pençesini göstermeyen Kartal’ filmini izlediği için “Kaybetsek de böyle oynayıp kaybedelim” diyor. Sergen Yalçın, yakın geçmişteki travmalara sebep olanları ve ruhsuzları ayıklamakla meşgulken, üstelik elinde de hâlâ kendi transferleri ve yeterli kadro bulunmamasına rağmen ‘Beşiktaş gibi’ oynatıyor takımı.
Abraham parlıyor
Bu kadar çok golün kaçtığı maçta El Bilal’in golü son anda yetişmeseydi Beşiktaş’a çok yazık olacaktı. Övgüler yeter, bir tık eleştireyim. Kendisini ispatlayan Taylan Bulut dünkü nefes aldırmayan takıma çok yakışırdı. Hem fiziği hem de hızıyla... Aston Villa’nın ilgisi ise Abraham’a süper güven getirmiş. Şu an Beşiktaş’ta forma giymiyor olsaydı ve son maçlarından bir performans klibi yapılsaydı, Beşiktaş taraftarı “Come to Beşiktaş” yorumları yağdırıyordu kendisine...
Maçın adamı: Orkun Kökçü

