Dolmabahçe’de enerji yüksekti, tempo yüksekti ama Beşiktaş topu kaybettiği an geri kazanmak için âdeta ateşe atladı. Ön alan baskısı, üst üste bindirmeler, tribünleri ayağa kaldıran bir oyun. Ancak modern futbolun acı bir gerçeği var: Kontrolsüz coşku, savunma zaafiyeti doğurur. Siyah beyazlılar hücumda ne kadar iştahlıysa, geçiş savunmasında o kadar kırılgandı. Orta saha pres için fırlıyor, savunma bile bindiriyor, sonuç: 30-40 metrelik boşluklar ve bir pasla kaleyle burun buruna gelen rakip.
Agbadou ortada yok
Beşiktaş biraz daha olgun hücum etse maçlarda bu kadar sıkıntı çekmek zorunda kalmayacak. Haftalardır hücumda üretken, baskılı ancak takım savunmasında dökülen Beşiktaş izliyoruz. 20 milyon avro ödenen stoper Agbadou’nun birbirinin kopyası olan iki golde ceza sahasında bile olmaması akıl almaz. Rakip geçiş hücumu yaparken stoperler neredeyse hücumda basamaz, basmamalı. Bu arada Orkun Kökçü hazır açılmışken, Olaitan sayesinde iyice rahatladı.
Değişiklikler gecikti
Daha özgür, daha cesur, hata yapmaktan da çekinmeyen Orkun izliyoruz. Cerny’ye attığı bir pas var ki şiir gibiydi... Sergen Yalçın’ın bir önemli hatası da ilk düdükten itibaren çok önde basan ve iki fark geriden gelmek için büyük uğraş veren takımının yorulmasına seyirci kalmasıydı. İlk değişikliği 78’inci dakikada yapana kadar Alanyaspor üç değişiklikle tazelenmişti bile... Yine de Sergen Yalçın’ın yenen iki golden sonra gerekli düzenlemeleri yapması sayesinde Beşiktaş’ın ikinci yarıda rakibine hiç pozisyon vermemesi önemliydi.
Maçın adamı: Oh

