Kupadaki ilk iki maçını kazanmasının rahatlığıyla Sergen Yalçın fanteziye kaçan ilk 11’le çıktı sahaya. Bu tercihler kabul edilebilir ancak değişmeyen bir gerçek var o da Orkun Kökçü olmadığında Beşiktaş şefi olmayan bir orkestra gibiydi. Her entstrümandan garip garip sesler çıktı. Orkun’un savunma, orta alan ve hücum için ne kadar önemli olduğu bir defa daha anlaşıldı. Konsantrasyon eksikliği de söz konusu olunca ilk yarıda tel tel dökülen bir Beşiktaş izledik.
Uyumsuz kanatlar
Orkun olmayınca yaşanan zaaflardan dolayı hata yapan oyuncuları da çok eleştirmemek lazım. Ek olarak kanat-bek uyumu hiç yoktu. Yasin Özcan henüz ilk maçına hem de alışık olmadığı sol bek bölgesinde çıktı. Önündeki Devrim Şahin de arkasından iyi destek alamayınca patlayıcılığını gösteremedi. Rashica eskisi gibi savunmaya çok iyi yardımcı olamıyor. Taylan bu yüzden hem yalnız kaldı, hem de hücuma çıkmaktan çekindi. Bir de Jota Silva’nın 10 numarada görevlendirilmesi var...
Penaltı ağır karar
Jota Silva’nın bu bölgedeki yabancılığının ve dolayısıyla etkisizliğinin kanatların aksamasında payı büyüktü. Orkun ve Olaitan girince takım toparlandı ama kanatların uyumsuzluğu devam edince sadece bir puan için yeterli olabildi. Beşiktaş aleyhine çalınan penaltı kararı ise bence hatalı. Bu kadar ümit vaad etmeyen, kaleye çok uzaklıkta ve çarpma olduğu bariz durumlarda penaltı çalmak çok ağır geliyor bana. Teknik olarak penaltı ama yakın zamanda bu karara da bir ayar çekmesi lazım FIFA’nın.
Maçın adamı: Show

