Özetle Dinle
Kaydet
Köşe Yazıları 29 dk önce
Ege'de Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in Meis ziyaretiyle tansiyon yükselirken, Avrupa Parlamentosu ve Yunan Parlamentosu Türkiye karşıtı iki Yunan siyasetçinin dokunulmazlığını art arda kaldırdı.
  • Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Genelkurmay Başkanı eşliğinde Meis, Fener ve Karaada'daki askerî karakolları ziyaret etti; Millî Savunma Bakanlığı ise bu faaliyetlerin adanın gayriaskerî statüsüyle bağdaşmadığını bildirdi.
  • Avrupa Parlamentosu, parti kuruluş bildirgesindeki imzaların sahte veya hayali olduğu iddiaları üzerine "Mantığın Sesi" partisi lideri Afroditi Latinopoulou'nun dokunulmazlığını 15 Eylül'de kaldırdı.
  • Yunan Parlamentosu, Katargate soruşturması kapsamında suç örgütüne katılma, rüşvet ve kara para aklama suçlamaları yöneltilen Yeni Demokrasi milletvekili Dimitris Avramopoulos'un dokunulmazlığını 17 Eylül'de kaldırdı.
  • Belçikalı makamlarca hakkında Avrupa Yakalama Emri çıkarılan Avramopoulos'un "Fight Impunity" adlı sivil toplum kuruluşu üzerinden yaklaşık 73 bin avroluk mali menfaat sağladığı ileri sürülüyor.
Türkiye Gazetesi
Atina'da skandal üstüne skandal: Türkiye'ye parmak...
0:00 0:00
1x
a- | +A

Son günlerde gözler yine Ege'nin küçücük bir noktasına çevrilmişti.

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Meis'teydi.

Üstelik yalnızca Meis'e gitmekle kalmadı. Yunan Genelkurmay Başkanı Dimitrios Houpis'in de eşlik ettiği program kapsamında Fener ve Karaada'daki askerî karakolları ziyaret etti, burada görev yapan askerlerle görüştü.

Atina'da skandal üstüne skandal: Türkiye'ye parmak sallayan siyasetçilerin dokunulmazlıkları kaldırıldı!
Başlık ResmiAtina'da skandal üstüne skandal: Türkiye'ye parmak sallayan siyasetçilerin dokunulmazlıkları kaldırıldı!

Atina'nın vermek istediği mesaj açıktı.

Türkiye'nin hemen yanı başında, Ege'nin en hassas noktalarından birinde egemenlik gösterisi yapılıyor, kameralar karşısında Ankara'ya mesajlar gönderiliyordu.

Miçotakis de Meis'ten yaptığı konuşmada Yunanistan'ın kimseyi tehdit etmediğini ancak “tehditleri, talimatları ve oldubittileri” kabul etmeyeceğini söyledi.

Ankara ise bu ziyareti başka türlü okudu.

Millî Savunma Bakanlığı, Meis'teki askerî unsurlarla gerçekleştirilen temasların ve askeri faaliyetlerin adanın gayriaskerî statüsüyle bağdaşmadığını belirterek Yunanistan'a uluslararası anlaşmalardan doğan yükümlülüklerini hatırlattı.

Yani Ege'de yine bildiğimiz tablo vardı:

Atina Ankara'ya bakıyor, Ankara Atina'yı uyarıyor; Yunan siyasetinde Türkiye üzerinden verilen mesajların dozu yükseliyordu.

Fakat biz bütün bunları konuşurken Atina'nın ve Brüksel'in koridorlarında çok daha farklı bir hareketlilik yaşanıyordu.

Çünkü Türkiye'ye demokrasi, hukuk ve Avrupa değerleri üzerinden ders vermeyi seven bazı Yunan siyasetçilerin önüne bu defa kendi dosyaları konulmaya başlandı.

Hem de peş peşe...

Atina'da skandal üstüne skandal: Türkiye'ye parmak sallayan siyasetçilerin dokunulmazlıkları kaldırıldı!
Başlık ResmiAtina'da skandal üstüne skandal: Türkiye'ye parmak sallayan siyasetçilerin dokunulmazlıkları kaldırıldı!

DÜN LATINOPOULOU, BUGÜN AVRAMOPOULOS

İlk haber Brüksel'den geldi.

Avrupa Parlamentosu, Yunan milletvekili Afroditi Latinopoulou'nun dokunulmazlığını kaldırdı.

İsmi Türkiye'de çok bilinmeyebilir.

Fakat Türkiye'ye yönelik çıkışlarını takip edenler Latinopoulou'yu gayet iyi tanıyor.

“Mantığın Sesi” partisinin kurucusu ve lideri.

Latinopoulou'nun Türkiye karşıtlığı sıradan bir siyasi eleştiri sınırında da değil. Ankara'ya karşı kullandığı dil zaman zaman doğrudan hakarete varıyor. Türkiye için ağır ve aşağılayıcı ifadeler kullanan Latinopoulou, Kıbrıs meselesinde Ankara'yı sürekli hedef gösteriyor; Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye kapısını tamamen kapatmasını, hatta tabiri caizse o kapının anahtarını denize atmasını savunuyor. Avrupa Parlamentosu kürsüsünü de defalarca Türkiye karşıtı söylemlerinin sahnesine çevirdi.

Kısacası karşımızda Türkiye'yle herhangi bir konuda fikir ayrılığı yaşayan sıradan bir Yunan siyasetçi yok.

Siyasi kimliğinin önemli bir bölümünü Türkiye karşıtlığı üzerine inşa etmiş; Ankara'ya parmak sallamayı, Türkiye'yi suçlamayı ve Türklerle diyaloğu dahi reddetmeyi siyasi söyleminin değişmez parçası hâline getirmiş bir isim var.

Türkiye'ye hukuk, demokrasi ve Avrupa değerleri üzerinden ders vermeye pek hevesliydi.

Şimdi ise önünde Türkiye dosyası yok.

Kendi partisinin kuruluş dosyası var.
Türkiye'ye Avrupa değerleri üzerinden ders vermeye pek hevesliydi.

Şimdi ise önünde Türkiye dosyası yok.

Kendi partisinin kuruluş dosyası var.

Hem de öyle birkaç usul tartışmasından ibaret bir dosya değil.

Avrupa Parlamentosu, 15 Eylül'de Latinopoulou'nun dokunulmazlığını kaldırdı. Gerekçe, lideri olduğu "Mantığın Sesi" partisinin kuruluşunda kullanılan imzalara ilişkin ciddi iddialar.

Yunan yasalarına göre bir siyasi partinin kuruluş bildirgesinin oy hakkına sahip en az 200 vatandaş tarafından imzalanması gerekiyor. Ancak Yunan makamlarının önündeki dosyada, Latinopoulou'nun partisinin kuruluş bildirgesindeki imzaların önemli bir bölümünün hayali veya sahte olduğu ileri sürülüyor.

İddialar bununla da sınırlı değil.

Söz konusu imzaların geçersiz olduğunun ortaya çıkması halinde partinin kamu kaynaklarından yararlanmasından 2023 genel seçimleri ve 2024 Avrupa Parlamentosu seçimlerine katılımına kadar uzanan bir dizi başlık da hukuki tartışmanın parçası haline geliyor.

Elbette bunlar henüz mahkeme kararıyla sabit olmuş suçlar değil. Latinopoulou'nun dokunulmazlığının kaldırılması, hakkındaki iddiaların yargı makamlarınca soruşturulmasının önündeki parlamenter engelin kaldırılması anlamına geliyor.

Fakat işin siyasi ironisi tam da burada.

Partisinin adı "Mantığın Sesi".

Türkiye'ye akıl vermekten geri durmayan bu "mantığın sesi", şimdi kendi partisinin kuruluşunda kullanılan imzaların gerçek olup olmadığını yargı önünde açıklamak durumunda.

Üstelik Avrupa Parlamentosu da Latinopoulou'ya siyasi bir can simidi uzatmadı. Dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin değerlendirmede, sürecin milletvekilliği faaliyetlerine zarar vermek amacıyla başlatılmış siyasi bir kovuşturma olduğuna dair herhangi bir emare tespit edilmedi.

Yani bu defa kürsü başka, muhatap başka.

Karşısında Yunan yargısı var.

Daha birkaç gün önce Türkiye'ye kapıları kapatmaktan, Türklerle diyaloğu kesmekten söz eden Latinopoulou için şimdi açılan kapı mahkeme kapısı.

Fakat durun...

Haftanın Yunanistan dosyası burada bitmiyor.

Çünkü Brüksel'den gelen bu haberin üzerinden daha iki gün geçmeden bu kez Atina'dan başka bir dokunulmazlık haberi geldi.

Atina'da skandal üstüne skandal: Türkiye'ye parmak sallayan siyasetçilerin dokunulmazlıkları kaldırıldı!
Başlık ResmiAtina'da skandal üstüne skandal: Türkiye'ye parmak sallayan siyasetçilerin dokunulmazlıkları kaldırıldı!

DÜN LATINOPOULOU, BUGÜN AVRAMOPOULOS

17 Eylül'de Yunan Parlamentosunun gündeminde bu kez çok daha ağır bir siyasi isim vardı.

Eski Dışişleri Bakanı, eski Savunma Bakanı, eski Atina Belediye Başkanı, eski Avrupa Komiseri ve bugün Başbakan Kiryakos Miçotakis'in Yeni Demokrasi partisinden milletvekili olan Dimitris Avramopoulos...

Onun da dokunulmazlığı kaldırıldı.

Atina'da skandal üstüne skandal: Türkiye'ye parmak sallayan siyasetçilerin dokunulmazlıkları kaldırıldı!
Başlık ResmiAtina'da skandal üstüne skandal: Türkiye'ye parmak sallayan siyasetçilerin dokunulmazlıkları kaldırıldı!

Üstelik dosyanın adı Avrupa'nın yıllardır unutamadığı bir skandalla yan yana:

Katargate.

Belçikalı makamların yürüttüğü soruşturma kapsamında Avramopoulos hakkında Avrupa Yakalama Emri çıkarıldı. Hakkındaki dosyada suç örgütüne katılma, bir kamu görevlisine rüşvet verilmesi ve kara para aklama suçlamaları bulunuyor. İddiaların merkezinde ise Katargate soruşturmasıyla bağlantılı "Fight Impunity" adlı sivil toplum kuruluşu var.

Avramopoulos bu kuruluşun onursal yönetim kurulu üyelerinden biriydi.

Belçikalı makamların dosyasına göre yaklaşık 73 bin avroluk bir mali menfaat sağladığı ileri sürülüyor.

Avramopoulos ise suçlamaları reddediyor. Aldığı ücretlerin yasal olduğunu, vergi makamlarına bildirildiğini ve yasa dışı herhangi bir faaliyetin içinde bulunmadığını savunuyor. Hatta dokunulmazlığının kaldırılmasını kendisi de talep ederek Belçikalı makamların karşısına çıkacağını açıkladı.

Dolayısıyla onun hakkında da hükmü biz değil, yargı verecek.

Ama takvim insanı ister istemez durdurup düşündürüyor.

15 Eylül...

Türkiye karşıtı çıkışlarıyla tanınan Afroditi Latinopoulou'nun dokunulmazlığı Avrupa Parlamentosunda kaldırılıyor.

17 Eylül...

Miçotakis'in partisinden Dimitris Avramopoulos'un dokunulmazlığı Yunan Parlamentosunda kaldırılıyor.

Biri sahte olduğu ileri sürülen parti kuruluş imzalarıyla karşı karşıya.

Diğerinin adı Avrupa'yı sarsan Katargate soruşturmasında geçiyor.

Tam biz Miçotakis'in Meis, Fener ve Karaada ziyaretlerini; Ege'den Ankara'ya gönderilmeye çalışılan mesajları konuşurken Atina'da bambaşka dosyalar açılıyor.

Yunan siyasetinin bir gözü yine Türkiye'de ama kendi evinde sular pek de durulmuyor.

SEÇİM SATH-I-MAİLİNE GİRİLDİ

Aslında son birkaç günde yaşananlar Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde yıllardır gördüğümüz bir alışkanlığı yeniden hatırlatıyor.

Atina siyasetinin belirli bir kesimi için Türkiye yalnızca komşu ülke değil, gerektiğinde içeride tüketilebilecek son derece kullanışlı bir siyasi malzeme.

Seçim yaklaşır, Türkiye hatırlanır.

Ege'de iç kamuoyuna mesaj verilmek istenir, Türkiye hatırlanır.

Brüksel'de görünürlük aranır, Türkiye hatırlanır.

Savunma harcamalarına gerekçe gerekir, yine Türkiye hatırlanır.

Türkiye'ye karşı en sert cümleyi kurmak da kimi Yunan siyasetçiler açısından neredeyse bir siyasi meziyet yarışına dönüşmüş durumda.

Latinopoulou bunun en uç örneklerinden biri.

SEÇİM SATH-I-MAİLİNE GİRİLDİ

Aslında son birkaç günde yaşananlar Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde yıllardır gördüğümüz bir alışkanlığı yeniden hatırlatıyor.

Atina siyasetinin belirli bir kesimi için Türkiye yalnızca komşu ülke değil, gerektiğinde içeride tüketilebilecek son derece kullanışlı bir siyasi malzeme.

Seçim yaklaşır, Türkiye hatırlanır.

Ege'de iç kamuoyuna mesaj verilmek istenir, Türkiye hatırlanır.

Brüksel'de görünürlük aranır, Türkiye hatırlanır.

Savunma harcamalarına gerekçe gerekir, yine Türkiye hatırlanır.

Türkiye'ye karşı en sert cümleyi kurmak da kimi Yunan siyasetçiler açısından neredeyse bir siyasi meziyet yarışına dönüşmüş durumda.

Seçimler yaklaştıkça benzer çıkışları daha sık duymamız şaşırtıcı olmayacak.

Soru 0 / 6
Türkiye Gazetesi dijital abonelik ve arşiv kampanyamızı ilk nereden duydunuz?

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.