28 Şubat 2026 tarihinde dünyanın dengesini değiştiren düğmeye basıldı. ABD, İsrail’le birlikte İran’a aylarca planlanmış saldırıyı hayata geçirdi. Açıklanan gerekçeler, tüm liderlerini öldürerek, halkı sokağa dökerek rejim değişikliğini sağlamak, askerî tesislerini ve füze bataryalarını vurarak ülkeyi savunmasız hâle getirmek, nükleer tesislerine saldırarak uranyum zenginleştirmesini engellemekti... Bunların hepsi 40 gün içinde hayata geçti. İran bu saldırılara karşı dünyanın petrol ihtiyacının yüzde 20’sini karşılayan Hürmüz Boğazı'nı kapattı. Petrol fiyatları alevlendi, küresel enerji krizi çıktı. Hizbullah bahanesiyle Orta Doğu’nun en zayıf ülkesini Lübnan’ı yakıp yıkarak sınırlarını genişletmek isteyen İsrail Trump’ın desteğiyle bu amacına ulaşmak için sivil halkı dünyanın gözü önünde katlediyor.
İki gün önce Pakistan Başbakanı Şerif’in ara buluculuğuyla ortaya atılan 15 günlük ateşkes planı tamamen göstermelik olarak kabul edildi. Bugün İslamabad’da ABD ve İran yetkilileri barış planı üzerinde müzakereye başladı. Sonuç alınacak mı? Çok zor. Zira hem Beyaz Saray’ın hem de Tahran’ın birbirleri tarafından kabul edilmesi mümkün olmayan talepleri var. ABD Dışişleri Bakanı Vance "İran’ın teklifi çöpe gitti" diyerek son noktayı koydu. Ortada görünen manzara bu. Ama aysbergin görünmeyen yüzünde çok daha değişik ve dehşet bir manzara var. ABD Başkanı tüm dünyayı ekonomik felakete sürükleyecek planı hayata geçirdi. Trilyonlarca dolarlık zarar meydana geldi. Birinci maddeye göre İran’a yapılan saldırılar sonunda Hürmüz Boğazı kapatılacak petrol fiyatları anormal yükselecek dünya ekonomilerinde deprem yaşanacak hayat pahalılığı artacak, enflasyondaki tırmanışa karşı faizler yükseltilecek, küresel büyüme hızında büyük daralma yaşanacak… Planın ikinci bölümünde, İran’ın bölge ülkelerindeki ABD üslerine saldırıp onların petrol tesisleri ile enerji altyapılarını vurarak enerji krizini körüklemesi vardı, bu da hayata geçti. Üçüncü kısımda İsrail Lübnan’da katliama kalkışması sonrası müzakere kapısını açtı. Ama katil Netanyahu, "Hizbullah’a saldırılar sürecek" dedi. İran bu saldırıyı gerekçe göstererek Hürmüz Boğazı'nı kapalı tuttu.
Spot piyasada 141 dolara çıkan petrol, ateşkes söylentisi üzerine 88 dolara indi, ancak son yaşanan olaylardan sonra 100 dolara yükseldi. Fiyatların 70 dolara düşmesi hayal oldu. Artık yüksek enerji piyasası ile yaşamak zorundayız. Tüm dünya bir taraftan zirveye çıkan enerji fiyatlarıyla boğuşurken, diğer yandan petrol ve doğalgaz ve gıda sıkıntısı altında kıvranıyor. Suudi Arabistan’da günlük petrol üretimi 700 bin varil azaldı. Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Bahreyn’de üretim büyük ölçüde aksadı, Avrupa’da doğalgaz fiyatları ikiye katlandı. Asya ülkeleri ve Almanya'da sanayi üretimlerinde büyük daralma var...
Trump’ın korkunç planı ABD’ye servet kazandıracak. Oluşan korku imparatorluğu yüzünden dünya ülkelerine büyük ölçekte silah-füze-bomba-askerî mühimmat satarak hem kendine mahkûm edecek, hem de büyük gelire kavuşacak. Daha şimdiden jet yakıtı sıkıntısı yaşayan Avrupa, ABD’ye muhtaç hâle geldi. Trump böylece dünya düzenini istediği gibi yöneterek kasım ayındaki ara seçimleri kazanmayı, MAGA (make America great again) “Amerika’yı yeniden harika yap” felsefesini hayata geçirmeyi hedefliyor... Bunu başaracak mı? Şu anki görünüme göre evet, ama kasım ayına kadar köprünün altından daha çok sular geçer...

