Ekonomideki mal ve hizmetlerin, fiyatlar genel seviyesinde sürekli ve belirgin bir artış yaşanmasına enflasyon deniyor. Bu süreçte paranın satın alma gücü düşüyor, yani aynı miktar para ile daha az ürün veya hizmet satın alınıyor.
Halkın geçim sıkıntısı artıyor. Sadece tek bir ürünün veya hizmetin fiyatının artması enflasyon değildir. Genel ürün yelpazesinin fiyatlarında eş zamanlı bir yükseliş var.
Enflasyon yükseldikçe, eldeki paranın değeri azalır. Örneğin, geçen yıl 100 birim parayla alabildiğiniz bir sepet dolusu ürünü, enflasyon nedeniyle bu yıl 125 birim bedel ödeyerek alabilirsiniz...
Peki biz bu sıkıntıdan nasıl kurtulacağız? Yoksa onunla birlikte yaşamaya mahkûm muyuz?
Enflasyonun ana sebebi sadece yurt içindeki gelişmelere bağlı değildir. Yurt dışında yaşanan olaylar, küresel gıda ve emtia fiyatlarındaki değişim fiyatların artmasında çok önemli rol oynar.
Türkiye son 5 yılda tarihinde gördüğü en büyük krizlerle sarsıldı. 2020’de pandemi, 2022’de Rusya Ukrayna savaşı, 2023’de deprem felaketi, 2026’da Orta Doğu’daki ABD-İsrail-İran savaşı enerji krizine yol açtı. Tüm dengeler bozuldu.
Merkez Bankası son enflasyon raporunda 2026 için ortalama petrol fiyatı beklentisini 60 dolar seviyesinde öngörürken, ABD-İran savaşı ve Hürmüz Boğazı krizinin ardından bu tahmini yüzde 50 arttırarak 90 dolara çıkardı.
Petrol ve ithalat maliyetlerindeki yükseliş, enflasyon görünümünde yukarı yönlü riskleri güçlendirdiği için daha önce yüzde 15 olarak belirlenen TÜFE hedefi yüzde 26’ya çıkarıldı. Enerji fiyatlarındaki artışın kalıcı hâle gelmesi maliyetleri yükseltti. Merkez Bankası’nın faiz artırım ihtimali güçlendi. Ama buna rağmen tüketicinin ekonomiye olan güveni yüzde 85,5, reel sektörün yani iş dünyasının güveni 96,40 düzeyinde... Ülkemizin 5 yıllık risk primi 231 ile düşük seviyede.
Vatandaşın hayat pahalılığından en alt düzeyde etkilenmesi için yapması gerekenler var. Öncelikle düzenli harcama planı yapın.
Kredi kartı borçlarını ve esnek kredileri asgari tutardan değil, borcun tamamını kapatarak yönetin. Tüm birikiminizi tek bir varlıkta tutmak yerine döviz, fiziki altın ve hisse senedi fonları arasında dağıtarak riski bölün. Gayrimenkul veya Borsa İstanbul'daki temettü hisselerine yatırım yapın. İhtiyaçlarınızı ertelemek yerine, fiyat artışlarından önce ve kampanyalı dönemlerde toplu alım yapmak maliyet avantajı sağlayabilir. Temel tüketim ürünlerinde e-Ticaret siteleri ve zincir marketlerin fiyatlarını incelemek için karşılaştırma platformlarından faydalanın.
Öncelikle sağlığınızı koruyun, moralinizi bozmayın. Şu gerçeği aklınızdan hiç çıkarmayın: Hayat kaderdir...

