ABD ile İran arasında uzlaşma zemini oluşturma çabaları kısa sürede ortadan kalktı. İran'ın destroyerlerine ateş açtığı iddiası üzerine ABD, askerî hedefleri vurdu. Küresel piyasalar yeniden savaş gerilimine girdi. Trump karşılıklı saldırılardan sonra, gemiler hasar görmedi, ama hedefler tamamen yok edildi, İran’la anlaşma her an olabilir dedi ateşkesin hâlâ yürürlükte olduğunu söyledi...
Böyle bir ortamda taraflar nasıl müzakere masasına oturacak belli değil. Piyasalar bu gelişmeye olumsuz tepki verdi. Brent petrol 100 doların üzerinde. ABD bu savaşta yenildi, ama Trump’ın bunu açıklamaya ne cesareti ne de gücü var. İran dünyanın süper gücünü etkisiz hâle getirmenin gururunu yaşıyor. ABD "süper düş!" oldu...
Peki 2 aydan beri yaşanan bu gelişmeler bizi nasıl etkiledi? Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek "Büyük bir küresel şokla karşı karşıyayız, buna rağmen programın önceliklerinde hiçbir zaman değişiklik öngörmedik, ama büyümede ivme kaybıyla karşı karşıyayız” diyerek enerji şokunun ekonomi üzerinde büyük baskı oluşturduğunu açıkladı.
Merkez Bankası Başkanı Karahan ise “son dönemde enflasyonda gözlenen bozulmanın orta vadeli görünümü bozmasına izin vermeyeceklerini söyledi, ama sıkı para politikasının sürdürülecek olması dengeleri bozuyor. Bakın Türk lirasının yabancı paralar karşısındaki değeri 6 yılın zirvesine çıkmış durumda. TÜFE bazlı Reel Efektif Döviz Kuru endeksi, nisan ayında 106,30’a; ÜFE bazlı reel efektif kur endeksi 102,16’ya yükseldi. Türk lirası karşısında, bir önceki aya göre dolar yüzde 1,31 avro yüzde 2,20 oranında değer kazandı. Türk lirasının yüksek değere ulaşması ihracatta rekabetçiliği azaltacak. Ürünlerimiz ve hizmetlerimiz yabancılar için daha pahalı hâle gelecek. Diğer taraftan ithal ürünler fiyatları düşük kaldığı için tüketiciler için cazibe kazanıyor.
İhracatın azalması ve ithalatın artma eğilimine girmesi, dış ticaret açığının büyümesine yani cari açığın artmasına sebep olabilir.
Özetle, REK endeksindeki TL'nin değerlendiği ve dış ticaret rekabet gücünün azaldığına çok açık bir işaret... Nitekim ABD’li dev banka Goldman Sachs, artan petrol fiyatları ve rezerv baskısına rağmen yüksek getiri avantajını gerekçe göstererek Türk lirası için “dolara karşı TL’de kal” tavsiyesi verdi. Banka, sıkı kur yönetimi ve güçlü carry getirilerinin liradaki zayıflığı dengelediği görüşünde.
Merkez Bankası’nın rezervleri geçen hafta 5,6 milyar dolarlık azalmayla 165,5 milyar dolar geriledi. İşte bu yüzden sekizinci varlık barışı devre alınarak yurt dışındaki altın döviz hisse senedi ve tahvillerin Türkiye’ye getirilmesi isteniyor...
Tek tesellimiz TL’deki değerlenmeyle düşük kalan dolar ve avro sayesinde maliyetlerin azalması sonucu fiyat artışlarının tahminlerin gerisinde kalacak olması.

