Türkiye-Suudi Arabistan-Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, temelde "birimize yapılan saldırı hepimize yapılmıştır" ilkesini barındırdığı için "NATO tarzı" olarak adlandırılsa da NATO'nun kurallarını veya emir-komuta zincirini uygulayan bir oluşum değil; üç ülkenin kendi aralarında geliştirdiği bölgesel bir savunma paktı. Ancak bir askerî ve güvenlik paktı olsa da ülkemiz için milyarlarca dolarlık ekonomik hacim sağlayacak, stratejik ve finanslar avantajlar barındırıyor.
Türkiye'nin endüstriyel üretim gücü ile Suudi Arabistan'ın geniş mali sermayesinin birleşmesi ekonomik faaliyetler üzerindeki kısıtlamalar kaldırılacak. İHA/SİHA, zırhlı araçlar ve füze sistemleri gibi yerli ürünlerin Suudi Arabistan ve Pakistan pazarlarına satışı katlanarak artacak. GÖKBEY helikopteri gibi kritik projelerin Körfez'de ortak üretilmesiyle lisans ve ihracat gelirleri elde edilecek
İttifak; Doğu Akdeniz, Kızıldeniz, Basra Körfezi ve Hint Okyanusu hattındaki deniz ticaret hatlarını güvence altına alacak. Küresel deniz koridorlarının güvenliğinin artması, Türk ihracatçılarının lojistik ve sigorta maliyetlerini düşürecek. Bölgedeki jeopolitik krizlere karşı sağlanan kolektif caydırıcılık, Türkiye'nin petrol ve doğalgaz gibi enerji ithalat hatlarını koruma altına alacak. Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz geçişlerinin açık tutulması, küresel enerji fiyatlarındaki ani dalgalanmaların Türkiye iç piyasasına olumsuz yansımasını engelleyecek... Ve en önemli kazanım: Güvenlik ortaklığı, Suudi yatırım fonlarının (PIF) Türkiye'deki altyapı, enerji, teknoloji ve finans sektörlerine olan yatırımlarını hızlandıracak...
Türkiye'nin bölgedeki "güvenlik üreten ve vazgeçilmez düğüm devlet" konumu, ülkenin genel yatırım risk primini (CDS) düşürerek dış finansmana erişimi kolaylaştıracak. Ticaret Bakanlığı ve hükûmet yetkililerinin açıklamalarına göre, oluşan güven ortamı doğrudan yatırımları artıracak. İstanbul Finans Merkezi üzerinden Türk teknoloji ekosistemine (fintech, yapay zekâ, siber güvenlik, uzay ve biyoteknoloji) Körfez fonları çekilecek. Türk mühendislik ve yazılım firmaları, ihtiyaç duydukları ticarileşme sermayesini bu paktın sağladığı zemin sayesinde Körfez'den fonlayarak küresel pazarlarda daha hızlı büyüme fırsatı bulacak.
SONUÇ: Mekke Anlaşması, Türkiye'nin bölgedeki askerî tecrübesini ve endüstriyel üretim gücünü ekonomik refaha tahvil edebileceği "Güvenlikte ve Ticarette Güçlü Türkiye" vizyonunun en somut finansal zeminlerinden birini oluşturacak...

