İlk sigorta poliçesi 1347 yılında Cenova’dan Mayorka’ya yelken basan “Santa Clara” adlı gemi için tertip olunmuştu.
Bundan 4500 yıl evvel Mısır’da esnaf teşkilatları kazaya ve soyguna uğrayan meslektaşlarına destek olurlar.
Babil’de ise kervancılara borç veren tacirler vardır, herhangi bir mal kaybında “aldırma” derler, “sen işine bak!” Önemli olan develerin yürümesidir. Çarşı boş kalmasın, şehir kurur yoksa!.
Kral Hammurabi soyguna maruz kalan kervanın zararını diğerlerine de paylaştırır.
Peki ya adam sap saman taşısa da inci mercan kaptırdım diye beyanda bulunsa?
Çamura yatan olur elbet, sigortayı dolandırmak için kendi evini dükkânını yakan çıkmıyor mu hâlâ?
Bazen gemi fırtınaya yakalanır. Kaptan havaleli yükleri “bu kimin” diye sormadan attırır suya. Kurtulurlarsa zarar müştereken karşılanır ki “avarya” derler buna.
SİCURTA İTALYANCA
Kartaca, Fenike, Roma ve Antik Yunan’da tefeciler tacire borç verir, gemi dönmezse aramaz, dönerse misliyle alırlar. Fırdöndü gibi, “bir koy, iki al!”
Şimdi sen mal tedarik edeceksin, gemiye yükleteceksin, dalgalarla boğuşacaksın, tayfayla uğraşacaksın, nazla niyazla satacaksın, tahsilat yapacaksın, fireyi ayıklayacak, sakatı atacaksın. Artık ne kalırsa avuçta? O yata yata semirsin, para demesin paraya.
Kilise faizi yasaklar ama kimin umurunda?
Peki sigorta, hukukçular tarafından ne zaman kabul görür? 1435 Barselona Deniz Kanunu’yla.
Venedikliler sağlamcıdıralr, tafsilata girer ihtilaf hâlinde gidilecek mahkemeyi de yazdırırlar kâğıda. Burası mühimdir bak, elin çöplüğünde eşinirsen tane çıkmaz, uğraşırsın boşuna.
İlk sigorta poliçesi Cenova’dan Mayorka’ya yelken basan “Santa Clara” adlı gemi için tertip olunur (1347). Derken sektör para satanların dikkatini çeker ve mantar gibi acente patlar.
HAYAT SİGORTA
Eğer tekne ve yükü sigortalanıyorsa, tayfa ve yolcular niye sigortalanmasın di mi ama? İşte buradan hareketle “hayat sigortası” gelir Banker Tonti’nin aklına. “Hepiniz aidat ödeyin, kasada biriksin” der, “Öleni gömelim gitsin, kalana maaş verelim, çıtır çıtır yesin!”
Tutar mı? Hem de nasıl, netice ortada!
1666 Londra yangını sigortacılara yeni bir alan açar.
Gelgelelim 2025 Kaliforniya yangınında sigortacılar topu taca atar. “State Farm General” sürdürebilirlik bahanesi ile 72 bin poliçeyi iptal eder mesela.
Peki, hani o sigortacıları da sigortalayan Reasürans Şirketleri? Bi el atsalardı ya mevzuya.
GALATA PERA TATAVLA
Bizde sigortacılığa daha ziyade Galata Pera havalisindeki gayrimüslimler merak salar. 1870 Beyoğlu yangını, para ile oynayan Levantenleri telaşlandırır, üç İngiliz sigorta şirketi, “Sun”,”Northern” ve “North British” vaziyetten vazife çıkarırlar (1872 ). Almanlar, Fransızlar da koşar, pastadan pay almaya çalışırlar.
Ecnebiler poliçeleri kendi lisanlarında yazar, ihtilaf hâlinde ülkelerindeki mahkemelere taşırlar. Bir kuruş vergi vermez, kazancı yurtdışına çıkarırlar.
1900 yılında faaliyet gösteren 44 sigorta şirketinden sadece biri “Osmanlı” adı taşır, o da yabancıdır aslında. (İngiliz Ottaman Bank & Fransız Banque de Paris)
Gelgelelim umduklarını bulamaz, sezonu zararla kapatırlar.
Niye? Çünkü peşin para kovalayan uyanıklar kendi müklerini yakar. Mahalle ahşaptır, komşuya da sıçrar.
Tulumbacılar koşturur kovalar ama kovalarla o kadar.
Nitekim sadrazama çıkar itfaiye talebinde bulunurlar. Hatırlarsınız ilk modern itfaiye kuruluşunu yazmıştık (bk. Seçini Paşa).
KUSURA BAKMA
Günümüzde kaza ve kayıplar sınıflara ayrılır, sigortacı her birine ayrı poliçe hazırlar, ayrı ayrı fatura.
Mülkiyet, hukuki müdafaa, gelir koruma, kiracı, ev sahibi, mortgage, tapu, havacılık, hava durumu, uydu, suç, zirai ürün, evcil hayvan, maaş, tahvil, kredi, mesleki mesuliyet, kefalet, seyahat, tazminat, sakatlanma, diş, göz, eşya...
Diyelim dükkânındasın siyasi gerginlik çıktı, ortalık karıştı, cam çerçeve dağıldı, işler aksadı, yağma, talan, falan, filan...
Gittiniz sigortacınıza. Soracak “Politik şiddet ve terör poliçeniz var mı?”
-Yok.
-Kusura bakma o zaman!
SOSYAL SİGORTA
SSK devlet teşkilatıdır, işvereni prim vermeye zorlar, aksatanı ceza ve faize boğar. Ödeme maaşın % 155’ine tekabül eder. İşçi “bu parayı bana verin, sizden ikramiye, maaş ve sağlık desteği istemiyorum” diyemez asla.
Primlerin biriktiği havuz hastalık hastası teyzelere çalışır. Torbalar dolusu ilaç alır, miadı dolar unutuldukları raflarda.
Sanıldığı gibi devlet size kendi kesesinden ihsanda bulunmaz ABCDEFGIİKLMNOÖPRSTUÜVYZ’den toplar XQ’ya harcar.
Loto, toto, kazı kazan da öyledir. Bin kişi bilet alır, birine çıkar. Piyango Teşkilatı bina tutar, eleman çalıştırır, bayilerine komisyon (%15 brüt) verir ayrıca. Hasılatın yarısı ikramiyeye gider, yarısı kasaya. Kârın % 28’i lisans sahibine, % 72’si kamuya.
Ceketini satan bağımlıların ahıyla yatırım yapar, hayrını bekler sonra.
Devlet sigortacıları da teşvik eder, pay alır zira.
Özetlersek hasar sonrası, sigortalı ihbarda bulunur, şirket eksper yollar. Firma avukatları masrafı bi şekilde üçüncü şahıslara yıkmaya bakar.
Büyük felaketlerde risk dağıtılır. Manhattan’da kuleler vurulur, fatura Malatya’daki marabaya çıkar.
Orta mektepte okumuşsunuzdur “birleşik kaplar” işte o hesap.
AHİLER HAYRINA
Anadolu’da Ahilik (kardeşlik) teşkilatı ve esnaf loncaları mensuplarının yanında dururlar. Orta, avarif ve menafi sandıkları para ve teberru toplar, dara düşene omuz çıkar.
Fukara-i sabirin zaten zekât, fitre ve öşür ile desteklenir, aç ve açıkta kalmaz. Durumunu düzelen de iş kurar ayrıca. Düşünün Halife Ömer bin Abdülaziz devrinde zekât verecek insan bulamaz, getirir beytülmale bırakırlar.
Fütüvvet sandıkları asla faiz almaz, karzıhasende Allah’ın (celle celâlüh) rızasını ararlar.
Kimi ahi imalatta iyidir, kimi pazarlamada. Eli birlik çalışır, bereketini bulurlar. (Bkz Ahmed Nasirûddin Ahi Evran - Kırşehir 1171 - 1261)
Kooperatif mi dediniz? Ohooo onlar daha 600 sene sonra. (Since 1844 - Rochdale / Britanya)
PARA ÇUVALLA!
Edward T. Lloyd, Londra limanında pub işleten bir esnaftır, umumiyetle gemici, tüccar ve bankerler takılır mekâna. El altından teminat satar ki Underwriter derler onlara.
Ne ham madde ve sermaye, ne maaş ve yevmiye, ne atık ve çevre, ne ambar ve nakliye... Ödemeler trink, kılçıksız para.
Şimdi bir dev oldu. Lloyd’s Sigorta’nın 2025 kârı 10,6 milyar sterlin civarında. Ki orta ölçekli bir Afrika ülkesinin bütçesi diyebilirsiniz buna..
KRİZİ FIRSATA
Bakın Somalili korsanlar bugüne kadar takriben 50 milyon dolar haraç aldılar.
Aden Körfezi riskli sulara girince sigorta fiyatları artar ve Batılı firmalar bundan “her yıl” artı 2 milyar dolar kazanırlar.
Sıkıntı 15 yıldır sürüyor, al sana 30 milyar dolar. Korsanların kaldırdıklarından 60 misli fazla!
Afrikalı yol kesiciyi yöneten de “mzungu” (batılı beyaz adam), geminin bandırasını, rotasını verir, düğmeye basar. Yoksa gariban balıkçı o şilebin Rusya Federasyonu, Sverdlovsk Oblastı, Nizhny Tagil şehrindeki UVZ (Ural vagon zavod) tesislerinde üretilen T- 72 tankları ile yüklü olduğunu, Novorososiysk limanından demir aldığını, filan gün falan saatte şu şu şu koordinatlarda bulunacağını nereden bilsin di mi ama?
Beyaz patron, yük sahibi ve gemi acentası ile temas kurar, rehineleri cateringten besler, para transferinde asla hata yapmaz.
Bir kısım medya da saldırıları köpürtür, alet olur yağmaya. İnsanlarda korku ve endişe olacak ki sürekli para aka. Haydi Gamlıbaykuşlar mikrofon başına!
Tavşana kaç, tazıya tut. Primler koşun gelin amcanıza.

