Türkiye Gazetesi E-Gazete
Arama
Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Var mı bana yan bakan!
0:00 0:00
1x
a- | +A

Türkiye’nin üçüncü çeyrek büyüme rakamları 1 Aralık Pazartesi günü açıklanacak. İkinci çeyrekte Gayrisafi Yurtiçi Hasıla 4,8 ile tahminlerin üzerinde artış göstermişti. Ana beklenti büyümenin yüzde 4 seviyesinde olacağı yönünde. Türk ekonomisi 20 çeyrektir kesintisiz büyüyor. Sanayi üretim endeksi yüzde 30,6 arttı. İmalat sanayii katma değerinde dünyada 14. sırada yer alan Türkiye'nin, ihracatı ilk 9 ayda yüzde 4,1 arttı 200 milyar doları aştı. Savunma ve havacılıkta yüzde 39,3, otomotivde yüzde 12,3, gemi sanayiinde yüzde 8,7, elektrik ve elektronikte yüzde 5,7 yükselişe ulaşıldı. Savunma sanayii firmaları, 180 ülkeye 8,4 milyar dolar ihracat yaptı. Altay tankı, Çelik Kubbe, SOM-J füzesi, Bayraktar TB-3 ve yerli turbo jet motoru gibi projelerle Türkiye, kendi savaş sistemlerini üretme kabiliyetini artırıyor. Geleceğin savunma teknolojileri: Lazer, elektromanyetik silahlar, otonom sistemler, siber güvenlik ve kuantum teknolojileri geliştiriliyor.

Büyüme demek, mal ve hizmet üretiminde artış demektir. Mal ve hizmet üretiminin artabilmesi talebe bağlıdır. Talep iç talep (halkın talebi) ile dış talep (ihracat) toplamından oluşur. Büyüme için talep artışı, talep artışı için gelire, gelir artışı için büyümeye ihtiyaç vardır. Millî gelir tüketime mi gidiyor? Yoksa gelir ülkede, altyapı (yollar, limanlar, kentsel dönüşüm, enerji yatırımları hastaneler, okullar, fabrika yatırımlarında mı kullanılıyor? Tabii ki halkın rahat etmesi için hazırlanan projelerde. En önemli gelişme büyümenin sürdürülebilirliğidir. En sağlıklı büyüme üretime dayalı olandır. Zira bu durumda istihdam artar, işsizlik azalır, büyüme, “gelir artışı” demek. Onun için “Millî gelir arttı” diyoruz. Millî gelir artınca, herkesin geliri de aynı ölçüde artmıyor. Millî gelir belli bir dönemde elde edilen katma değerlerin toplamıdır. Katma değer üretime katılanlar arasında paylaşılır Üretime katılan işçi emeği karşılığı ücret alır. Üretime sermaye koyan, katkısı karşılığı faiz alır. Üretimi gerçekleştiren girişimci, üretime katkısı karşılığı kâr elde eder...

Millî gelir, üretim, katma değer artışıdır. Üretimi gerçekleştirenler, üretim arayışının gelirini kira, ücret, faiz ve kâr olarak bölüşürler. Millî gelir artınca, devlet daha çok vergi toplar. Devletin geliri artar. Devletin geliri artınca devlet memuruna, emeklisine daha fazla ödeme yapar. Asgari ücreti enflasyonun üzerinde artırır, Hastane, okul hizmetleri ile vatandaşın hayat kalitesi yükselir. Büyüyen ülkeye doğrudan sermaye yağar. Türk lirası güçlenir, önce faizler ardından enflasyon düşer. Gayrisafi Yurtiçi Hasıla 1,5 trilyon dolar seviyesini aştı. Fert başına düşen millî gelir 17 bin 100 dolara ulaştı. Dolar bazında dünyanın 16’ncı büyük ekonomisiyiz.

Türkiye ilk defa yüksek gelirli ülkeler sınıfına geçecek. Türkiye'nin Avrupa Birliği tanımlı kamu borcunun millî gelire oranı yüzde 24 seviyesinde. Bu oran AB ülkelerinde yüzde 82, gelişmekte olan ekonomilerde ise yüzde 69 civarında. Var mı bana yan bakan!

Necmettin Batırel'in önceki yazıları...

ÖNE ÇIKANLAR