Nerede Fenerbahçe?

A -
A +

Ali Koç da, Jose Mourinho da “böyle bir tablonun ortasında” hâlâ koltuklarında oturmaya devam ediyorlar…

 

 

 

Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi’nden Benfica’ya 0-0’ın rövanşında 1-0 yenilerek elendi.

 

İlk maçta “10 kişi kalan” rakibini yenememişti, hem de Talisca ile son dakikada kazanılan penaltı da harcanmıştı.

 

Rövanşta “Talisca kırmızı kart görerek takımını 10 kişi bırakırken” Fenerbahçe’yi eleyen golü de, haftalardır “transfer edilmek için türlü çeşitli girimlerin yapıldığı” Kerem Aktürkoğlu atmıştı.

 

Ali Koç da, Jose Mourinho da “böyle bir tablonun ortasında” hâlâ koltuklarında oturmaya devam ediyorlar.
Üstelik Mourinho, “Galatasaraylı teknik adamlar ve futbolcular için söyledikleri unutulmadan” bu defa da Benfica maçının hem de bir gün öncesi “kendi kulübünün yöneticilerini” hedef alan açıklamalar yaptı.

 

“Kulüp yönetiminin Şampiyonlar Ligi hedefi doğrultusunda yeterli çabayı göstermediğini” ima ederek, "Şampiyonlar Ligi benim kulübüm için hayati önemde olsaydı, bir şeyler yapılırdı" dedi.

 

Takımı, UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turunda milyonlarca avroluk gelir ve büyük bir prestij anlamına gelen grup aşaması için Benfica ile deplasmanda kader maçına çıkarken Mourinho, “peşinen elenmeyi kabul ettiğini” ortaya koyan bu açıklamayı neden yaptı?..

 

Doğrusu ya, bu açıklama, “Zoru görünce tazminatını alır, çekip gider” iddialarını akılara getirdi.

 

Maçtan bir gün önce “Kulübün, bu iki Benfica maçı için bana daha fazla imkân sağlamak adına ekstra bir çaba sarf ettiğini düşünmüyorum. Eğer Şampiyonlar Ligi benim kulübüm için hayati öneme sahip olsaydı, Feyenoord ile Benfica arasındaki süre zarfında bir şeyler yapılmış olurdu” demesinin zemini ve zamanı var mıydı?..

 

Bu açıklamanın “Oyuncular üzerinde oluşturacağı ‘olumsuz’ havayı” onun gibi bir teknik adam, nasıl düşünemezdi?..

 

Sarı lacivertli camia ve kulüp üyelerine de sorularım var:

 

Böyle kritik ve önemli bir maçtan önce “Yarın ne yapacağımızı söyleyemem ama Benfica ile aynı kadroya sahip değiliz. Teknik direktörün sürprizler yapmak için kullanabileceği türden bir kadromuz yok. Sürpriz yapmak için fazla seçeneğimiz olduğunu düşünmüyorum. Feyenoord maçında oynayan aynı oyuncular sahada olacak diyerek, “kendini korumaya çalışan” bir hocanın Fenerbahçe’nin başında ne iş var?..

 

Ve de… “Bu açıklamayı yapan” bir teknik direktör ile “Roma’nın yaptığı gibi” yollarını ayırmayan bir başkanın, hâlâ “Eylül de, eylül” beklentisi çağrılarına tepki göstermeyen bir “büyük” camia, “Galatasaray ile nasıl yarışılabileceğini” hiç mi düşünmez?..

 

Bakınız Uğur Aktan ne yazıyor; “Tarihinin en pahalı kadrolarından birini kuran ve hem ligde şampiyonluk hem de 16 yıldır süren Şampiyonlar Ligi hasretini dindirmek isteyen Fenerbahçe, Devler Ligi’ne adım atabilmek için Mourinho’nun ülkesinde ve onun eski takımı Benfica’ya konuk oldu. Fenerbahçe’nin kadrosuna katmak için gün saydığı Kerem Aktürkoğlu’nun ev sahibi takım adına 11’de başladığı ve bir de gol bulduğu karşılaşma, büyük hasretin 17 yıla çıkmasıyla sonuçlandı.”

 

17 yıl… Bu sürede bir de Galatasaray’a, Beşiktaş’a bakın; nerede üç büyüklerin Fenerbahçe’si?..

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.