Yıldız oyuncular için geldikleri takımın kalitesi önemlidir. Evet ‘para için’ gelirler ama o gelene kadardır. Koca sezonda futbol oynamaktan da zevk almak isterler. Takım içindeki tuhaf savunma yönlü hatalarla yenilecek goller zaman içinde canlarını sıkar. ‘Ben zamanında kimlerle oynuyordum şimdi kimlerle oynuyorum?’ demeye başlarlar. Kendi kalitelerini, kariyerlerini bozmayacak takım ve takım oyuncusu isterler, yoksa iştahları kaçar. Rafa Silva’nın Beşiktaş’tan ayrılmasının arkasında da bu duygu vardı.
Çırpınıp duruyor!
Salah gibi bir yıldız çırpınıp durdu ilk yarıda. Fakat Ferencvaros’la ilk maçta yenilen gole bakın. Kafayı vuran oyuncu (Zachariassen) üç Trabzonlu savunmacının arasında bomboş kalmıştı. Dün de Malinovskyi o garip hatayı üstelik maçın başı denebilecek dakikada ve alakasız bir yerde yaptı. Ve yine Oliver Nagy ilk maçta olduğu gibi dört Trabzonlu futbolcunun arasından topu arka direğe keserek golü attırdı.
Oyun planları belliydi
Oyun planları ilk maçta da buydu. Özellikle Yusuf-Nagy ortaklığı Papara’da da dikkati çekmişti. İyi de tedbir için acaba Fatih Hoca takıma nasıl bir talimat verdi. Zaten eksik kalan ve ardından geriye de düşen bordo mavililer dağıldı. Dünya futbolunda ilk defa bir takım eksik kalmadı sonuçta. İkinci golde on sekiz içinde yine dört Trabzonlu arasından vurdu Corbu. Cabral’ın da atılması ve penaltı golü felaket oldu.
Trabzon’un savunması dökülüyor.
Maçın adamı: Nagy

