Federasyon başkanından Mancini’ye kadar herkes diken üstünde Bursa’ya gelmişti. Bizim maça başlayan on birimiz, Barış Alper dışında kabul görmüştü. Genel olarak orada klasik bir santrfor isteği var. Bu uzun bir eleştiri ve tartışma konusu.
Ancak biz topu dün rakip ceza sahasına getirecek işleri de yapamadık! Hiç kaleye, kaleciye yanaşamadık ki, santrforu tartışalım! Hani üst üste goller kaçırırsın da...
Zincirleme hatalar!
Golü erken yedik; zemin, bireysel hatalar, zincirleme geldi.
Telafisi mümkün dedik. Henüz oyunun çok başıydı. Ancak o Fransa maçındaki kimlikten çok uzaktık. Üç günde ne değişti? Tutuktuk, oyun, taktik yoktu.
İtalyanlar, oyunu tutuyor ve üstümüze geliyorlardı. Pozisyon ve golleri bulan onlardı, Biz ne çıkabiliyor ne de topu tutabiliyorduk! Cılız ve sonuçsuz ataklar!
Fransa maçı bizi kandırdı!
İtalyanların “teknik kalitesi düşük” diyenler vardı!
İtalya’nın “iyi bir kuşak yakalayamadığını” söyleyenler vardı!
Hem İtalyanlar hem bizimkiler birkaç gündür bunu seslendiriyordu.
Fransa’ya karşı oynadığımız oyunun, İtalya’ya yeteceğini sananlar vardı.
Çok basit 3 halı saha golü bizi şoka sokarken, İtalyanlara da ‘Rüya mı, gerçek mi?’ dedirtti!
MONTELLA: Dakika 27! 3-0 geriye düşmüşüz; sahaya, oyuna tek hamlesi olmadı! Devreyi bekledi, şoktan çıkamamıştı. Günleri sayılı, kredisi, desteği kalmadı!
PİO ESPOSİTO: Henüz 21 yaşında! Tek başına yetti. Bizde olsa, ‘pişmesi lazım’ derdik!
Maçın adamı: Pio Esposito

