Celtic Park, çok etkileyici bir stat! Filistin’e destek veren tribünlerine zaten bir sempatimiz vardı!
O 60 bin kişilik stattan; kaleci De Miguel için yapılan saygı duruşunda bir çıt çıkmaz mı? Çıkmadı!
Celtic’i küçümsemiştik! Bu ligde puanları yoktu ve bütçeleri bizim yarımız kadardı! İtaliano’da bir düşüş var! Yenilmeyeceğimiz bir takıma kaybettik. Rakibin hamlelerine karşılık veremedik!
İlk yarıda kaybettik!
Maçın başlamasıyla, siyah beyazlılar Celtic yarı sahasına yerleşti.
Olaitan’ın başı çektiği ataklar, baskının kurulmasını sağladı.
UEFA Avrupa Ligi’nden fazla beklentisi yok sandık. Onlar da Beşiktaş savunmasını rahatsız edecek durumda değillerdi. Beşiktaş, hücum ediyor, etkili gözüküyordu! Eksik olan taraf; bu baskı ne pozisyon ne de gol üretiyordu!
Oh ve Trossard iyi niyetle pres yapıyorlardı ama netice yoktu!
Yine Murillo, Cerny, Ouattara, atak başlatıyorlardı, ceza sahasına kendileri girmeye çalışıyorlardı. Ancak pozisyon ve gol çıkmıyordu!
Maç avucumuzdan kaçtı!
Kanatların işlemiyor, isabetli şut sayın çok yetersiz! Bıkmadan, usanmadan, sabırla Celtic’in üstüne gitmekten başka çare yoktu.
Poku auta giden topa koştu ve yetişti, ceza sahasına girdi, yere indirildi. Penaltıyı kazandık yine iş bitmedi! Olaitan, şutunu kaleci çıkardı! Takipçiliği golü getirdi.
Her şey olumlu gidecekken, Celtic’in hamleleri tam isabet! Bizimkiler karavana... Duran ve Osmand yetti! Her golümüze karşılık veren bir Celtic ve teknik adamı vardı.
Maçın adamı: Camilo Duran


