Bu son Dünya Kupası’ndan sonra UEFA son derece ciddi bir şekilde ve ısrarla hakemliğin sahada yapılması gerektiğini vurguladı.
MHK Elit Hakem Direktörü Anthony Taylor’ın bunu iyi bildiğine eminiz. Sporting-G.Saray maçında Altimira’nın faulünde kırmızı kart beklentisine VAR müdahalesinin neden yapılmadığını bize izah etmesi bundan sonraki pozisyonlar için referans olacaktır.
Sporting lehine çalınan penaltıda da “mutlak yanlış” olması lazımdı, nitekim VAR karışmadı.
Bu iki pozisyonda VAR kararları, UEFA’da kabul görürse “esas olan sahadaki hakemliktir” anlayışının altı çizilmiş olacak.
Mevcut MHK hepsinin işine geliyor!
Taraftarı konsolide (!) edebilmenin 1 numaralı yolu; MHK ve hakemlerle karşı karşıya gelmek! Hatta TFF ve kurullarıyla...
Hakem hatası ya da tartışmalı bir karar; kulüpteki bütün yanlışların üstünü örtebiliyor.
Sosyal medya bir anda söz konusu olan kulübün başkanının etrafında kenetlenebiliyor. TFF ile iyi geçinen başkan hiçbir zaman taraftar nazarında makbul değildir! KONSOLİDE: En genel anlamıyla birleştirme, sağlamlaştırma, pekiştirme ve tek bir çatı altında toplama demektir. Kökeni Fransızca “Consolide” kelimesine dayanır.
Nereden nereye savrulduk?
Mevcut TFF, hakem işini çok kolay çözeceğini düşünmüştü. Çünkü onlara öyle anlatılmıştı. Sınırsız yetkiler, talimat değişiklikleri, klasmanlar, Tahkim’in onayları... Gelinen nokta burası!
İki yıl öncesine kadar Halil Umut Meler’in Şampiyonlar Ligi, Avrupa Şampiyonası başta olmak üzere gittiği organizasyonlarda VAR’da Alper Ulusoy olurdu. Şu anda Türk AVAR bile kalmadı!
Alper Ulusoy FIFA VAR eğitimcisi. Ülke ülke değil, kıta kıta geziyor! Eğitim için Arabistan’dan sonra Afrika ülkelerine geçti.
Anthony Taylor, G.Saray ve F.Bahçe futbol takımlarına oyun kurallarındaki değişiklikleri anlattı.
Ne yazık ki bizim MHK bünyesinde bu nitelikte hiç kimse yok!
Yunus Yıldırım Pendik’e bile gidemedi!
UEFA gözlemcisi Muhittin Boşat, dün Pendik’te F.Bahçe-Roma UEFA Gençlik Ligi maçının gözlemcisi idi.
Adı UEFA gözlemci listesine yazılan Yunus Yıldırım’ın henüz siftahı yok.
UEFA, İstanbul’daki gençlik ligi maçını bile vermemiş. Hakemken İngilizcesi olmadığı için FIFA listesinden çıkarılmıştı.
Tabii UEFA’nın bir kurumsal hafızası var, henüz kursta üstü çizilmiş olan birini bir başka yerde dolgu yapmıyorlar.
Şu UEFA gözlemci listesine yazılmasaydı memlekete bu kadar malzeme olmazdı! Şimdi kim kazandı, kim kaybetti?
Bu arada Muhittin Boşat da F.Bahçe-Beşiktaş derbisinden Pendik Stadı’na gençlik ligine terfi etmiş oldu!
Gelişen, aşama kaydeden hakem yok!
Oğuzhan Çakır, dün B. Münih-Bodo/Glimt UEFA Gençlik Ligi maçını yönetti.
FIFA listesinde ikinci yılı! (4. hakemi Alman. Yani maç, sıradan ya da sembolik.)
Genç hakemlerimiz, ön elemelerde cirit atıyor olmalıydılar. Olmadı!
Mevcut MHK’nın FIFA yaptığı dört hakemden aşama kaydeden yok. Atilla Karaoğlan, Kadir Sağlam derseniz, yerlerinde sayıyor!
Haftanın tayinleri, bize ne söylüyor?
1- Ali Şansalan, Oğuzhan Aksu, Ozan Ergün, Adnan Deniz Kayatepe’ye bir çırpıda af çıkmış.
2- Alper Akarsu, Süper Lig’de siftah yapamazken, 1. Lig’de üçüncü maçına gidiyor.
3- Yasin Kol, VAR’daki Manisa FK-Bursaspor performansından sonra G.Birliği-Kasımpaşa maçıyla ayrıcalığını bir kere daha göstermiş oldu.
4- Batuhan Kolak, üç hafta üst üste Süper Lig’den sonra ve 5. haftaları boş geçiyor.
5- TFF 1. Lig’de 3. haftada görev alan Yusuf Adnan Kendirciler, Yusuf Ziya Gündüz, Birkan Altındaş, Turgut Doman 7. haftada maç almışlar. Bu ligde ortalama 3’er hafta boş geçiliyor.

