Kapıda kendisini şaşırtan bir sürprizle karşı karşıya kaldı. Devletin spor teşkilatının verdiği kart, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü''nden 15 milyon liraya alınacak bir biletle geçiyordu! Şaşırdı kaldı, ezildi, büzüldü ve yavaş yavaş geriye doğru adım atarken arkasından ailesinin katkıları ile bayağı toromanlışmış bir genç, "Hey babalık, canlan biraz da maçı kaçırmayalım" diyerek eski milli futbolcuya ikinci şokunu yaşattı. 1931 doğumlu, Milli Takım ve Ordu Milli Takım formalarını yıllarca giyen, G.Saray''da 1951-58 yılları arasında defansta ve forvette harikalar meydana getiren, 1954-55''te 18 maçta 13 golle İstanbul Gol Kralı olan, sarı-kırmızılı takımda tam 3 kez şampiyonluk tadan B.Ali, yani Ali Beratligil, ikinci hamleyi sol eliyle cebine yaptı. Oradan çıkarttığı bir kartı sıkı sıkıya yakalayarak kontrol etti. 65 yaş üstündekilere belediyenin verdiği bedava otobüs kartı idi bu.
Toromandan ikinci kez azar işitmemek için süratle evinin yolunu tuttu.
SEBEP NE? Devletin kendi verdiği kartın gene devlet tarafından artı 15 milyon liralık bir biletle değerlendirilmesi olayını soruşturdum. İl Gençlik Müdürü Vedat Bayram, devletin ömür boyu kartlarını kulüplerin takmadığını, mesela F.Bahçe''nin geçen sene şeref tribününe yıllık 5 bin dolara adam aldığını söyledikten sonra Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Fikret Ünlü''nün yeni yasa ile şeref tribünlerini Gençlik Spor İl Müdürlükleri''ne bağladığını açıkladı. İl Müdürlükleri ömür boyu kartlılardan maç başına 15 milyon lira alıyor, ama tribünde maç öncesi ve devre arası meşrubat ve ufak pastalarla ikramda bulunuyormuş. Bu rakam, bana yüksek geldi. Ama şeref tribünlerinin kapasitesini göz önüne aldığında başka bir çare de bulamadım. Senede 5 bin dolar yerine maç başına 15 milyon, kötünün az iyisiydi.
ÖNERİM Macar zaferinin kahramanlarından Ali Beratligil''in kapıdan dönüşü beni çok etkilemişti. Kim bilir nice kahramanlarımız bu üzücü durumla karşı karşıya kalıyor. Kahrederek bunca yıl emek verdikleri sahalardan tamamıyla kopuyorlardı. Düşündüm, taşındım ve bir proje geliştirdim. Bu şeref tribünleri aynen kalır. Kulüpler zaten her zaman dolduramadıkları tribünlerde kendi yapılarına göre 500 kişilik, 1000 kişilik veya 100 kişilik bir yer ayırırlar. Burada eski şampiyonlar, kulüplerin özel kartlarıyla konuk edilir. Sadece F.Bahçe, G.Saray, Beşiktaş ve Trabzon''da değil, birçok Anadolu takımında milli olmuş sporcular ve o camiaya hizmet etmiş yöneticiler var. Bu kişiler için ayrılacak eski hizmetliler tribünü şeref tribünlerinin en "şereflisi" olur. Şeref para ile alınmaz, satılmaz. Camialarına hizmeti geçen bu kişilere kulüpler yaz ayları için kendi renklerini taşıyan özel tişörtler, kış ayları için de gene aynı özelliklerde anoraklar hediye ederek bir canlı müze teşkil ederler. Bundan güzel bir tribün olabilir mi? Futbolcular sahaya çıkarlar ve ilk olarak ağabeylerinin önünde eğilerek onları selamlarlar. Bu bir bütünleşme, büyüğe sevgi, eskiye saygıdan başka birşey değildir. Yöneticiler, bu önerimi hemen hesap makinalarını ellerine alarak "Bize şu kadar paraya mâlolur" diye yorumlamamalıdırlar. Tribünler, her zaman bu kişileri taşıyacak kapasitededir, boşluklar çoktur. Beşiktaş''ın son maçı 13-15 bin, Ali Sami Yen''deki seyirci topluluğu ise 11 bindi. Kulüplerin; eğer uygularlarsa bu proje ile Türk, adet, örf ve geleneklerine de önemli ölçüde katkıları olacaktır. ''Ata''yı sahiplenmek Türk''ün en büyük özelliği idi. Bunu yeniden yaşatalım...

