Milan''dan 4 gol yedikten sonra Beşiktaş için "anasının ligine döndü" dediler. Kartal, anasının liginde F.Bahçe''ye 3 çekti, gol yemedi. Aradan 3 gün geçti bu defa babasının liginde yine Dolmabahçe''ye çıktı.
Barcelona''ya gol yemeden 3 çekti. Bilmiyorum, reklam yazarları ne der? Biz de bir çift lâf edelim... Yok öyle şey arkadaş, burası Dolmabahçe!. Gelirsin, yenilir, gidersin. Barcelona Rivaldo''su , Kluivert''ı, Frank De Boer''i, Overmars''ı, Petit''i ile İstanbul''a eksiksiz geldi. Leeds''e yüzde 70 topla oynayıp 4 çekmişlerdi. Nasıl olsa Boğaz''da bir şiş kebap yer, üç-dört atar dönerlerdi. İspanyol teknik direktör Ferrer''in aklının kenarından bile bu hezimet geçmiyordu. Ama Beşiktaş''ta bir İtalyan patent vardı: Nevio Scala... Scala, İtalya''daki "önce defans" anlayışını Beşiktaş''a her geçen gün o kadar güzel taşıyordu ki, bunun ilk meyveleri Milan maçında görülmüş, acemice yapılan bireysel hatalar, Scala''nın hesaplarını sadece o maçta bozmuştu. Fenerbahçe''yi inatla ve aynı sistemle mağlup etti. Erman Gülaçar gibi Türk Milli Takımı''nın idida ediyorum; en kısa zamandaki, en büyük yıldızını Rivaldo''nun üstüne verdi, Ümit, Kluivert''i tutuyor, Tayfur, Karhan, Khletsov ve Nihat, alan savunmasında arkadaşlarına yardım ediyorlardı. İspanyol yıldızlar büyük bir hata yaparak, devamlı ortadan geliyor ve ceza yayında kalabalık Beşiktaş defansına takılıp topları kaybeliyorlardı. Soldan Sergi''nin bir-iki cılız ortası hiç bir sonuç vermiyor, özellikle Kluivert Beşiktaş''ı mahalle takımı zannederek ceza yayında topukla duvar pasları yapıyor, biz de bunların hepsini topluyorduk. İlk 20 dakika geçktikten sonra Kartal yavaş yavaş, rakibini gözüne kestirmeye başladı. Birdenbire Ahmet Dursun, sağdan soldan ortalarla defansın başına bela kesildi. 37.dakikada Nihat sağ taraftan Sergi''nin iki çalımla belini kırdıktan sonra harika bir orta yaptı, Ahmet Dursun topu filelere takıvedi.
Dolmabahçe''de tarihin ilk sayfası yazılmıştı. Sıra diğer sayfalara gelecekti ama Beşiktaş''ın her zaman en başarılılarından olan Münch öyle goller kaçırdı ki, sormayın. İlk devre istasistiklere göre Beşiktaş 7, Barcelona 2 gol şut atmıştı. İkinci yarıda Beşiktaş, iyice rakibinin üstüne gitti. Defası katiyyen unutmuyor, Tayfur, İbrahim, Ahmet, Nouma ve Nihat ile 5''li forvet olarak rakip kaleciyi duman ediyorlardı. Kaleci öyle goller kurtardı ki, gecenin yıldızlarından biri oldu. Ancak Ahmet ve Pascal Nouma, henüz maçı bırakmamışlardı. İbrahim soldan harika indi, Nouma, Ahmet''in önüne topu bırakıverdi, o da filelere...Ben TRT mikrofonlarından yırtınıyordum, "Nouma sıra sende" diye. 84 ve 85.dakikalarda mutlak iki golü kaçıran Nouma 86.dakikada rakip kaleyi bombalıyıverdi. Top direğin içinden içeri girmiş dışarı çıkmıştı. Yardımcı hakem 3. golü gösterdi. En çok yandığım 88.dakikada Nihat''ın 30 metreden
90''dan dönen frikiği oldu. Bu çocuk bir gün kale direklerini kıracak ve şanssızlığını yenerek topu mutlaka içeri atacak.

